Dövmeler insanlık tarihi kadar eskidir. Araştırmacılar MÖ 3000 yılından itibaren bulunan donmuş veya mumyalanmış insan vücutlarında tatuajlara rastlamışlardır. Tarihi kişiliklerden örnek verirsek İngiltere Krolı II. Horold, Thomas Edison, Winston Churchill ve hatta Chuchill’in annesinin dövmeleri vardı. Her kültürde mevcut olan dövmeler farklı amaçlar ile yapılmıştır. Çeşitli sosyal veya dini topluluklara olan aidiyetleri gösterdikleri gibi, bazan suçluların tanımlanması için de kullanılmışlardır. Günümüzde modaya uymak için yapılan dövmeler (tatuajlar) ön sıraları almaktadır.
1970 lerden itibaren Amerika ve Avrupa’da dövmeye olan ilgi hem erkekler hem de kadınlarda hızlı bir şekilde artış göstermiştir. Her sosyal ve ekonomik seviyeden insanlar ergenlikten başlayarak her yaşta dövme (tatuaj) yaptırmaya başlamışlardır. Bu sırada dövmenin toplum içindeki anlamı da değişime uğramış ve bir cins kendini ifade şekli olarak yaygın şekilde kabul görmeye başlamıştır. 2010 yılında Avurtralya’da yapılan bir araştırma 30 yaş altındaki insanların %25 inde (dörtte birinde) dövme mevcut olduğunu göstermiştir.
Tatuajın Silinmesi
Dövmesini sildirmek isteyen insanlar her zaman mevcut olmuştur. Ancak son yıllarda özellikle Amerika’da dövme silinmesi ile ilgili isteklerde giderek artış görülmektedir. Dövmenin silinmesi isteği çeşitli nedenler ile ortaya çıkabilir:
- Yaptırılan dövme daha sonra pişmanlığa yol açabilir, özgüveni sarsabilir veya giyim tarzını olumsuz etkileyebilir.
- Zaman ve yaşlanmanın etkisi ile istenmeyen bir görüntü haline gelebilir.
- Artık kişinin kendi hayat tarzını veya kişiliğini yansıtmıyor olabilir
Dövmelerin çıkartılması (veya silinmesi) ile ilgili teknikler eskidir. Bunları şu şekilde özetleyebiliriz:
- Dövmenin kesilerek çıkartılması
- Dövmenin üzerindeki derinin soyulması (zımparalanması)
- Laser ışınları ile dövmenin silinmesi
Dövmenin kesilerek çıkartılması
Dövme tedavisinde en etkili metotdur. Ancak ciddi bir operasyon gerektirir. Dövmenin bulunduğu bölgedeki deri tamamen çıkartılır. Ortaya çıkan açık alan geniş değil ise yara kenarları uç uca dikilerek kapatılır. Eğer açık alan geniş ise vücudun başka bir bölgesinden deri yaması (grefti) alınarak açık bölge üzerine örtülür ve kapatma böyle sağlanır. Bu işlemin sonunda dövme bölgesinde bir iz kalır, ancak bu iz herhangi bir sosyal mesaj vermediği için dövmenin yarattığı sosyal ve psikolojik sorunları bir miktar ortadan kaldırabilir.
Dövmenin üzerindeki derinin soyulması (zımparalanması)
Dövme boyası genellikle derinin üst ve orta tabakalarında yerleşir. Derinin üst kısımları bir şekilde soyulur ise boya çıkabilir ve dövme kaybolabilir. Ancak dövme boyası derinin derin tabakalarına kadar iyiyor ise bu metod yararlı olmaz. Derinin üst tabalalarının soyulması işlemi zımpara veya dönen tırtıklı taşlar ile mekanik olarak yapılabildiği gibi kimyasal yakıcı maddeler ve deri soyucu laser cihazları ile de yapılabilir. Ağrılı bir işlemdir. Ameliyat sonrası soyulan deride oluşan yaranın iyileşmesi zaman alır. İyileşme sonrası bölgede iz kalabilir. Bazı durumlarda yeterli sonuç almak için işlemin aylar sonra tekrarlanması gerekebilir. Derin yerleşimli dövmelerde tam tedavi edici değildir.
Laser ışınları ile dövmenin silinmesi
Bazı lazer işinları dövmedeki boyayı parçalayabilir. Bu işlem için en çok kullanılan lazer Q-switched laser denilen cihazdır. Civar dokulara ciddi bir zarar vermeden boya parçacıklarını dağıtabilir. Yapılan tedavi etkisini birkaç hafta sonra gösterir. Fazla ağrılı olmadığı için ameliyathaneye ihtiyaç olmadan poliklinik şartlarında uygulanabilir ve kişi tedaviden hemen sonra normal yaşamına döner. Olumsuz tarafları ise birkaç seansta etkili olması ve bazı durumlarda deride iz kalmasıdır.
Son zamanlarda piyasaya sürülen yeni bir lazerin dövmeleri daha iyi yok ettiği ileri sürülmektedir. Bu yeni lazerin özelliği dövme boyaları üzerine çok daha kısa süreli (saniyenin tirilyonda biri) ve çok kuvvetli darbeler indirebilmesidir. Bu sayede boya parçaları ileri derece küçük parçacıklara bölünmekte ve bu parçaları vücudun temizleyici sistemi bölgeden uzaklaştırarak dövmenin silinmesini sağlamaktadır. Ameliyathaneye gereksinim duyulmadan ayaktan uygulanabilen bu tedavi bazı dövmelerde birkaç kez tekrarlandığında başarılı olabilmektedir.
Bu arada şunu hatırlatmakta yarar vardır. Dövmelerin rengine göre değişik dalga boylarında lazerler kullanılması gerekebilmektedir. Bu nedenle tek bir cihazla her dövme çıkartılamayabilir ve renklerin çeşitlişiğine göre farklı lazerler kullanılabilir. Bu da maliyeti arttıran bir unsurdur. Teknoloji her geçen gün ilerlemekte ve daha yetenekli cihazlar piyasaya çıkmaktadır. Bütün bu gelişmelere rağmen dövme silinmesi hala sorunlu bir işlemdir.
Lazer İle Silinen Dövme Nasıl Yok Oluyor?
Son yıllarda yapılan araştırmalar ister kendiliğinden rengi solsun, isterse lazer ile rengi azaltılsın veya kaybolsun dövme boyası asla vücuttan atılamamaktadır. Deri içindeki boya zamanla kendiliğinden veya lazer ışınları ile parçalandıktan sonra lenf düğümleri dediğimiz ve vücuttaki zararlı maddeleri süzen bir nevi filtrelerde tutulup hapsedilmektedir. Ancak lenf düğümleri bu boya taneciklerini yok edememekte yalnızca ömür boyu bu lenf düğümlerinde hapis tutmaktadır.
Tatuaj ve kanser riski.
Dövme boyalarının lenf damarları ile taşındığı öğrenildikten sonra dikkatler dövme ve lenf düğümü hastalıkları arasındaki ilişkiye odaklandı. Lenf damarları kötü huylu tümörleri yani lenfomalar ve kan kanserleri yani bazı lösemiler, dövmesi olanlarda daha sık görülmektedir. Vücudunda bir avuçtan daha geniş dövmesi olanlarda lenfoma ve lösemi riski artmaktadır. Bu nedenle dövmelerin lazer ile silinmesi teorik olarak bu hastalıkların riskini azaltmaz aksine arttırır. Çünkü lenf düğümlerinde tutulan dövme boyası miktarı kat kat artmaktadır.
Ayrıntılı bilgi için aşağıdaki bağlantıyı tıklayabilirsiniz:
Kendi metninizi eklemek için buraya tıklayınız


