Estetik Ameliyatın Garantisi

Bu yazıyı geçenlerde bir hasta ile yaptığım telefon konuşmasından sonra yazma gereği duydum.

Yüzünde yanık izi olan kişi daha önce pek çok doktora gittiğini ancak tedavisi için tatmin edici bir bilgi alamadığını söyledi. Bana eğer bu izin kaybolacağını %100 garanti edersem ameliyat için gelmek istediğini bildirdi. Konuşmamız garanti veremeyeceğimi bildirmem ile sonlandı.

Garanti Tıpta Geçerli mi?

Karmaşık toplum yaşamında insanlar hemen her konuda kendilerini korumak ve kararlarını içleri rahat olarak vermek için bir şekilde güvence aramaktadırlar. Garantinin verilemediği durumlarda risk artmaktadır.

Garanti ne demektir?

Garantinin sözlük anlamı güvence, teminat, bir anlaşmanın veya gelecek bir eylemin kesinlikle arzulandığı şekilde yürüyeceğini aksi durumda bunun düzeltileceğini güvence altına almaktır.

Günlük yaşamda garanti farklı şekillerde alınır veya verilir. Örneğin maddi anlaşmalarda olası zararın karşılanması için belirli bir para önceden güvence altına alınıp saklanabilir. Mal üreten firmalar ayıplı ve hasarlı bir malı yenisi ile ücretsiz değiştirme garantisi verebilirler. Bankalar müşterilerinin parasının çalınmayacağını garanti edebilirler.

Garantinin geçerliliği

Hiçbir garanti bir kaybı tam olarak önlemez veya karşılamaz. Şöyle örnek verelim: Araba aldığınız firma size 30 yıl yedek parça garantisi verebilir. Ancak firma iflas edip kapanırsa karşınızda bu garantiyi karşılayacak bir muhatap kalmaz. Devletler vatandaşlarının birçok haklarını garanti altına alabilir ancak devlet işgal edilirse vatandaşlarının hiçbir garantisi kalmaz. Geçmişte bazı dersaneler sınav kazanma garantisi adı altında kampanyalar yapıyor ve kazanamayan öğrencilerin ödediği ücreti geri ödüyorlardı. Aslında bu bir garanti değil yalnızca başarısızlığı para ödeyerek telafi etmekti.

Görüldüğü gibi garanti, koşulları zaman ve mekana bağlı olarak değişebilen ve düşünüldüğü kadar güvenli olmayan bir kavramdır. Çünkü bazı kayıplarda garanti kaybı somut olarak değil parasal olarak karşılayabilmektedir.

Sağlıkta garanti

Sağlık garantinin en son uygulanabileceği bir konudur. Hayvan ticareti yapan bir firma sattığı yavruların 3 yıl yaşayacağını garanti edebilir. Ancak bu olmazsa ölen yavruların yerine ya başka yavrular verecek veya parasını iade edecektir. Peki bunu insanlarda uygulamak mümkün mü?

Bir doktor kanserli hastasını tamamen tedavi edeceği garantisi verebilir mi? Tabii ki hayır. Ancak daha önceki deneyimlerine dayanarak yüzde kaç ihtimal ile tedavi edebileceğini bildirebilir. Bu da bir garanti değil yalnızca bir olasılık bildirmedir.

Hiçbir ameliyatta hastanın ölmesi arzulanmaz. Günümüzde ilerlemiş tıp sayesinde basit ameliyatlarda ölüm çok azalmıştır. Ama sıfırlanmamıştır. Eskiden yüzde ile ifade edilen ameliyatta ölüm oranı günümüzde milyonda olarak ifade edilmektedir. Ancak milyonda bir ihtimal bir kişinin başına geldiğinde bu onun için yüzde yüz demektir. Yani hiçbir ameliyattan (buna estetik ameliyatlar da dahil) sağ olarak çıkılacağı %100 garantili değildir. Ama bu gerçek hayatın her aşamasında var olduğu için bize çok sıkıntı vermemektedir. Çünkü hiçbirimiz yarını göreceğimizin %100 garantisini veremeyiz.

Estetik ameliyatlarda garanti

Hayatı tehdit edecek hastalıklarda herkes garanti aramanın anlamsız olduğunun bilincindedir. Ancak iş estetik ameliyatlara gelince algı değişmektedir.

Kozmetik ve estetik

Kozmetik ile başlayan güzellik endüstrisi estetik adı altında sağlık sektörüne de bulaşmış ve sanki sağlıktan farklı bir şeymiş gibi estetik adı altında insanların vücudunda değişiklik yapan teknolojiler gelişmiştir. Botulinum, dolgu, güzellik lazerleri (tüy döken lazerler dahil), gençleştiren muzice iplikler, dikişsiz ameliyatlar vs gibi pek çok sağlığı direk ilgilendiren işlemler hekim olmayan kişilerce yapılmaya başlanmıştır.

Hekimlerin duyarsızlığı

Estetik işlemlerdeki yüksek kazanç potansiyel müşterileri yani hastaları cesaretlendirmek için bunları tehlikesiz göstermek ihtiyacı yaratmıştır. Maalesef bunda bazı hekimlerin de katkısı olmuştur. Hastalara sizi ameliyat etmiyeceğiz yalnızca dolgu yapacağız vs gibi gerçeği yansıtmayan bilgiler verilmiştir.

Şunu çok açık ifade etmekte yarar vardır: İnsan vücuduna dokunularak yapılan her işlemin istenmeyen tıbbi bir sorun çıkarma olasılığı vardır. Buna saç ve sakal traşı yaptırma, kuaföre gitme, cilt bakımı yaptırma, masaj yaptırma, el ve ayak tırnaklarına bakım yaptırma da dahildir. Ancak bu olasılık çok düşük olduğu için insanlar tarafından yok olarak algılanmaktadır ama yok değildir.

Hal böyle iken bir yanık yarası için ameliyatından sonra %100 düzelme garantisi istenmesi görünüşte gülünç gibi gelebilir ama insanımızı hiçbir zaman hafife olmamız gerekmektedir. Benden garanti isteyen hastaya bu fikri veren yine meslektaşlarımızdır. Maalesef bazı durumlarda %70-80 gibi oranlarda düzelme garantisi verildiğini duymaktayız. Buna güvenen insanımızın da %100 garanti araması yadırganmamalıdır.

Hastamıza nasıl güvence verebiliriz?

“Siz hastalara hiçbir garanti vermezseniz hastalar size niye güvensinler?” diye sorduğunuzu tahmin edebiliyorum. Hastalara verebileceğimiz en büyük güvence bizim bu işi bildiğimiz ve elimizden gelenin en iyisini her hastada yaptığımız, pek çok hastada da başarılı sonuçlar aldığımızdır. Hastalarımız bunu tedavi ettiğimiz kişilerden, bunların yakınlarından ve çalıştığımız kurumdan ve bu kurumun güvenilirliğinden araştırmalıdırlar. Prestijli hastaneler ve eğitim kurumları belirli bir düzeyin altında bilgi ve becerisi olan doktorları çalıştırmazlar, çünkü bunların sorunları kurumun da güvenilirliğini zedeler.

Buna karşılık en geçersiz garanti reklam panolarında, sosyal medyada, yazılı ve görsel medyada verilen ilan ve paylaşımlardır.

Ameliyatların ve tıbbi tedavilerin en büyük sorunu komplikasyon dediğimiz durumdur. Bunun anlamı her türlü işlem tamamen doğru yapıldığı halde beklenmeyen ve önlenemeyen bir şekilde bir aksiliğin ortaya çıkmasıdır. Bunun en yaygın olanı yara enfeksiyonları yani iltahaplanmadır. Hekim her türlü önlemi alsa bile kişinin bağışıklık sistemine bağlı nedenlerden iltahaplanma olabilir. Bunu koruyucu antibiyotik kullanma önleyemez. Yara kenarlarının gangren olması (nekroz), yaranın geç iyileşmesi veya iyileşmeden açılması, ameliyat sonrası istenmeyen iz kalması da komplikasyonlar arasındadır.

Estetik ameliyatlarda en büyük sıkıntı ortaya çıkan şeklin hastanın beklentisini karşılamamasıdır. En deneyimli burun cerrahının bile yaptığı burun estetiklerinde belirli oranda (%10 altında değildir) istenmeyen sonuç ortaya çıkabilir. Bu durumda bizim verebileceğimiz güvence düzeltme ameliyatını doktor ücreti almadan yapmaktır.

Sonuç olarak sağlıkta ve estetik ameliyatlarda garanti sistemi yoktur. Veriliyor ise geçersizdir. Hasta doktorunu seçerken maddi garantiler yerine gönülden güvenme duygusuna bakmalıdır. Bu güvenin de nasıl kazanılacağını hastalar kendileri belirlemektedirler.
 


Sosyal medyadaki paylaşımlarımızı izlemek için aşağıdaki logolardan uygun gördüklerinize tıklayabilirsiniz:


Meme Dikleştirme

Göğüs Asma (Dikleştirme) Ameliyatı Nedir ?

Memeleri güzelleştirmek için yapılan ameliyatların hepsi memeleri daha dolgun ve dik göstermeyi amaçlar. Ancak bunu sağlamak için memelere hacim ilave etmek (silikon implant veya hastanın kendi dokusu) ya da fazla meme dokusunu çıkartmak gerekebilir.

Meme asma (breast lift) ameliyatı yeterli büyüklüğü olan ancak dikliğini kaybetmiş sarkık göğüslere uygulanan bir ameliyattır. Burada amaç normal yerinden daha aşağıya kaymış meme başı (areola) nı olması gereken yere yükseltmek ve yayvanlaşmış meme dokularını dikişler ile toplayarak memelere koni şeklini vermektir.

Diğer meme güzelleştirme ameliyatlarına göre memeyi daha az hırpalayan bu ameliyatta çok güzel dikleşme ve toparlanma sağlanabilmektedir. Ancak meme başı (areola) farklı bir konuma taşındığında yeni yerine dikişler ile tutturulmakta ve çevresinde yuvarlak bir iz kalmaktadır. Ayrıca eski yerinde ortaya çıkan açıklığın da kapatılması gerekmektedir. Bu kapatma işlemi de meme başının hemen altından başlayan dikine bir iz oluşturmaktadır. Bu izlerin farkedilme derecesi hem hastanın bünyesine hem de cerrahın yeteneğine göre değişmektedir. Şunu daima hatırlamalıyız: Her kesin yerde bir miktar iz kalır. Biz estetik cerrahların amacı mümkün olduğu kadar kısa ve az farkedilen izler yapmaktır.

Meme asma (mastopexy) veya göğüs dikleştirme ameliyatlarında mevcut meme hacmi ameliyat öncesi iyi hesaplanmalı ve sonuçtan hastanın arzuladığından daha büyük veya daha küçük memeler ortaya çıkartmamalıdır. Bu kararın verilmesinde hem hastanın isteği hem de plastik cerrahın deneyimi ayni ölçüde önemlidir.

Saf meme dikleştirme ameliyatları özellikle Amerika’da daha az sıklıkta uygulanmaktadır. Çünkü Amerikan Toplumu’nda büyük meme hala çok büyük rağbet görmektedir. Bu nedenle göğüs asma ameliyatlarının pek çoğunda memelere silikon implant da konulmakta ve hem dik hem de eskisinden büyük memeler oluşturulmaktadır.

Her ne kadar büyük memeler moda olmaya devam etse de normal büyüklükte ve dik memeler uygun bedenlerde hem estetik hem de anatomik olarak zarif durduğudan meme asma veya dikleştirme ameliyatları önemini kaybetmeyecek gibi görünmektedir.

Bu video ameliyatın nasıl yapıldığını şematik olarak göstermektedir:


Sosyal medyadaki paylaşımlarımızı izlemek için aşağıdaki logolardan uygun gördüklerinize tıklayabilirsiniz: