Tıp Etiği ve Sosyal Medya

Sosyal Medya, Etik Değerler ve Size Olan Saygım Hakkında

Değerli Hastalarım ve Takipçilerim,

Günümüzde sosyal medya, hayatımızın ayrılmaz bir parçası. Sağlık konusunda bilgi arayışınızda internetin ne kadar belirleyici olduğunu biliyorum. Ancak bu mecralarda ne yazık ki tıbbi işlemlerin ticarileştirildiği, yanıltıcı vaatlerin havada uçuştuğu ve sağlığın basit bir tüketim nesnesine indirgendiği bir bilgi kirliliği ile karşılaşıyoruz.

Bir hekim olarak önceliğim; sadece hastalığınızı tedavi etmek değil, aynı zamanda size, haklarınıza ve mahremiyetinize en üst düzeyde saygı göstermektir. Bu web sitesinde ve sosyal medya hesaplarımda gördüğünüz (veya özellikle görmediğiniz) içerikler, Türk Tabipleri Birliği Meslek Etiği Kuralları ve Tıbbi Deontoloji ilkelerine olan bağlılığımın bir sonucudur.

Sizlerle iletişim kurarken “fenomen” olmayı değil, “güvenilir hekim” olmayı seçiyorum. Bu nedenle paylaşımlarımda aşağıdaki kırmızı çizgilerime sadık kalıyorum:

1. Mahremiyetiniz Benim İçin Reklamdan Değerlidir

Sosyal medyada sıkça rastladığınız “Öncesi/Sonrası” fotoğraflarını, ameliyat/işlem sırasındaki görüntüleri veya hasta ile çekilen “reklam kokan” fotoğrafları benim sayfalarımda göremezsiniz.

  • Neden? Çünkü siz bir “reklam objesi” değil, bir bireysiniz. Hasta mahremiyeti benim için kutsaldır. İzin verilmiş dahi olsa, hastanın tedavi sürecini bir pazarlama aracı olarak kullanmayı etik bulmuyorum.

2. Sizi Yanıltıcı Vaatlerden Koruyorum

Tıp biliminde “garantili sonuç”, “mucizevi yöntem”, “%100 başarı” gibi kavramlar yoktur.

  • Neden? Her bünye, her hasta ve her tedavi süreci kendine özgüdür. Sayfalarımda sizi ikna etmeye yönelik abartılı süslemeler yerine; sadece bilimsel olarak kanıtlanmış, doğruluğu teyit edilmiş ve gerçekçi tıbbi bilgileri bulursunuz.

3. Sağlık, Ticari Bir Ürün Değildir

Benim için hekimlik, ticari kaygıların ötesinde bir güven müessesesidir.

  • Neden? Bu nedenle hesaplarımda “kampanya”, “indirim”, “çekiliş” veya “ücretsiz muayene” gibi sağlığı ticarileştiren, talep yaratmaya yönelik ifadeler kullanmam. Amacım size bir şey “satmak” değil, sağlığınızı korumak ve iyileştirmektir.

4. Teşhis “DM”den Değil, Muayenehanede Konulur

Sosyal medya üzerinden gelen fotoğraf veya mesajlarla teşhis koymanın, tedavi önermenin tıbben ve hukuken sakıncalı olduğunu hatırlatmak isterim.

  • Neden? Sizi gerçekten iyileştirebilmem için yüz yüze görüşmemiz, detaylı muayene etmemiz gerekir. İnternet ortamı, hekim-hasta ilişkisinin yerini tutamaz.

Özetle;

Bu sayfalarda gördüğünüz her satır, sizin sağlığınıza ve haklarınıza duyduğum saygının bir yansımasıdır. Bilgi kirliliğinden uzak, şeffaf ve etik bir sağlık hizmeti almak isteyen herkesle bu çatı altında buluşmaktan mutluluk duyuyorum.

Sağlıklı günler dilerim.

Prof. Dr. Ege Özgentaş
Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı

Hakkında

Prof. Dr. Ege Özgentaş kimdir?

İlk ve orta öğrenimini Ankara’da tamamladıktan sonra 1975 yılında Hacettepe Tıp Fakültesini bitirerek “Tıp Doktoru” oldu.

Hacettepe Tıp Fakültesi Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Anabilim Dalı`nda sürdürdüğü uzmanlık eğitimini 1981 yılında tamamlayarak “Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı” oldu.

1982 yılı sonuna kadar Ankara GATA yanık merkezinde “Uzman Tabip Yedeksubay”  olarak görev yaptı.

1983 yılından itibaren Sosyal Sigortalar Kurumu Ankara Eğitim Hastanesi Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Kliniğinde “Uzman Başasistan”  olarak çalışmalarını sürdürdü.

1985 yılında İstanbul Okmeydanı SSK hastanesine geçerek burada plastik cerrahi servisini kurdu ve “Servis Sorumlusu” olarak görevini  sürdürdü. Ayni yıl “Doçent” oldu.

1991 yılında İstanbul Şişli Etfal Hastanesi Plastik Cerrahi Kliniğinde “Şef Yardımcısı” olarak çalışmaya başladı.

Ayni yıl Amerika Birleşik Devletleri Houston şehrinde Baylor College of Medicine tıp fakültesinde Plastik Cerrahi Servisinde çalışarak  mikrocerrahi alanında araştırmalar yaptı.

1993 yılında yurda dönerek Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Plastik Cerrahi Anabilim Dalını kurdu ve burada “Anabilim Dalı Başkanı” olarak çalışmaya başladı. Ayni fakültede 1996 yılında “Profesör” oldu.

2006 yılında Akdeniz Üniversitesinden ayrılarak serbest çalışmaya başladı.

2008 yılında Başkent Üniversitesi İstanbul Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi’nde “Öğretim Üyesi” olarak göreve başladı ve burada Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi bölümü oluşturdu. Ayni zamanda Ankara`da Başkent Üniversitesi Tıp Fakültesi öğrencilerinin eğitiminde görev aldı. 2013 yılında Başkent Üniversitesi`nden ayrıldı.

2013 yılından beri İstanbul`da Özel ONEP Tıp Merkezi’nde Prof. Dr. Onur Erol ve ekibi ile çalışmaktadır.