Türk Plastik Cerrahi ve Dermatoloji Dernekleri Uyarıyor: Yetkisizlere Estetik Yaptırmayın

Daha önce diplomasız kişilere estetik yaptırdığı için ölümden dönen Brezilyalı model Andressa Urach’ın hikayesini burada yazmıştık (okuyun).

CNN dahil pek çok medya organında haber olan bu durum başta Brezilya olmak üzere tüm dünyada bu konuda önemli bir farkındalık yarattı. Türk Plastik Cerrahi ve Dermatoloji dernekleri de bir kamuoyu duyurusu ile yetkisiz kişilerce yapılan estetik işlemler ile ilgili olarak bazı uyarılarda bulundu. Özetle saç ekimi, dövme silme, botox, dolgu, PRP, laser gibi işlemlerin yalnız plastik cerrah ve dermatologlar tarafından yapılması gerektiği vurgulanan duyuruda güzellik salonu ve kuaför gibi yerlerde kesinlikle bu işlemlerin yapılmaması gerektiği açıklandı.

Bugün Brezilya’da kayıtlı plastik cerrah sayısı 5.500 iken 12.000 üzerindeki doktorun yetkisiz olarak estetik müdahalelerde bulunduğu bildirilmektedir.

Türkiyede Plastik Cerrahi Derneği’ne kayıtlı 730 civarında Estetik Cerrah mevcuttur ve kayıtlı olmayanlar ile birlikte diplomalı estetik cerrah sayısının 1.000 in üzerinde olduğu tahmin edilmektedir. Buna karşılık diplomasız olarak estetik yapan doktor sayısının bu rakamın çok üzerinde olduğu düşünülmektedir.

Estetik Cerrahi kuaförde saç yaptırmaya veya pazardan parfüm satın almaya benzemez. Kalitesiz hizmetin bedeli çok ağır olabilir çünkü vücudumuzdaki bazı yaralanmaların bir daha geri dönüşü olmayan sekelleri kalabilir.

Biz de tekrarlamakta yarar görüyoruz: Estetik bir girişim düşünüyorsanız yaptıracağınız işlemin türüne göre doktorunuzun Dermatolog veya Estetik Plastik Cerrah olup olmadığını araştırın, kuşkunuz var ise çekinmeden diplomasını göstermesini isteyin. Bu arada Sağlık Bakanlığı tarafından verilenlerin dışındaki gösterişli diplomalara da aldanmayın.

 

Güzelliği yaratan sevgidir. Özdemir Asaf’ı anıyoruz.

Aşağıdaki dizeler “güzellik onu gören gözün sahibinde saklıdır” deyişini ne kadar güzel ifade ediyor:

Onun güzelliğini herkes görüyorsa o bence az güzeldir.
Herkes biliyorsa o bence hiç güzel değildir.
Onun güzelliğini yalnız ben görüyorsam bu sevgidir.
Yalnız ben biliyorsam bu aşktır.
Hiç kimse görmüyorsa bu yalnızlıktır.

Özdemir Asaf (11 Haziran 1923 – 28 Ocak 1981)

Ölümünün 34. yılında büyük şairimizi rahmet sevgi ve saygı ile anıyoruz.

Liposuction’nın babası Yves-Gerard Illouz’u kaybettik.

Günümüzde bütün dünyada en çok uygulanan estetik ameliyatlardan biri olan liposuction (liposakşın diye okunur) 1982 yılında Fransız doktor Yves-Gerard Illouz tarafından dünyaya tanıtıldı. Vücuttaki fazla yağları çok güçlü bir emici pompa yardımı ile ucunda deliler olan içi boş çubuk (kanül) lar yardımı ile almaya dayanan bu metod daha önce de denenmiş ancak iyi sonuçlar vermediği için terkedilmişti. Daha önceki denemelerde içi boş çubukların delikleri keskin kenarlı olduğu için kanamalara ve istenmeyen kesilere yol açabiyordu. Ayrıca o dönemde kullanılan emici aletler (vakum pompaları) yeterince güçlü değildi.

Illouz çok güçlü bir vakum aleti geliştirdi ve piyasaya sürdü. Ayrıca ucu keskin değil künt olan kanüller kullandı. Bu künt uçlu kanüller (çubuklar) damarlara veya sinirlere zarar vermiyor yalnız yağları içine emerek vücuttan dışarı atılmalarını sağlıyordu.

Bu yöntem önceleri kuşku ile karşılandı. Ancak başta Amerika olmak üzere birçok ülkeye davet edilen Illouz kendi vakum aletini ve kanüllerini yanında götürerek canlı izlenen ameliyatlar yaptı ve güzel sonuçları herkesi hem etkiledi hem de inandırdı. Daha sonra tüm dünyada en çok davet edilerek izlenen doktorlardan biri oldu.

1985 yılında Türkiye’ye davet edilerek kurs veren Illouz’u ben de izlemiş ve liposuction yapmaya başlamış idim. O tarihte başlayan tanışıklığımız yakın geçmişe kadar çeşitli toplantı ve kongrelerdeki karşılaşmalarımız ile sürüyordu.

Bugün kendisinin ölüm haberini aldım. Estetik cerrahiye önemli katkıları olan bu değerli insanı saygı ve rahmetle anıyorum.

Prof. Dr. Ege Özgentaş

Brezilya’lı TV Sunucusunun Başına Gelenler

Andressa Urach Brezilya’da çok iyi tanınan bir medya meşhuru. Güzel kalçaları ile “Brezilya Miss BumBum” yarışmasında ikinciliği kazanan model ve sunucunun son 5 yılda en az 9 estetik ameliyat yaptırdığı konuşulmaktadır.

Model kalçalarına hydrogel (hidrojel) ve PMMA enjekte ettirerek büyütmüş ancak daha sonra enjeksiyon bölgelerinde rahatsızlık ortaya çıkmıştır. Rahatsızlık giderek artmış ve sonunda enjekte edilen yabancı maddeler iltahap yapmıştır. İltahap sonunda sepsis denilen kana mikrop bulaşması ve bütün vücudu sarması durumu ortaya çıkınca yoğun bakıma yatırılarak tedavisine devam edilmiştir. Halen tedavisi devam etmekte olan sunucunun yavaş yavaş düzelmeye başladığı ancak kalça ve bacaklarında ciddi sekeller kalacağı bildirilmektedir.

Bu durum nasıl ortaya çıktı? Bütün dünyadaki meşhurlar gibi Brezilya’lı Andressa Urach da medyatik estetisyenlerin kurbanı olmuştur. Pek çoğu hekim bile olmayan ancak kendini estetikçi diye tanıtarak reklam kampanyaları ile meşhur olan pek çok sahte estetik cerrah medyada harikalar yarattıkları izlenimi vermekte ve en çok da medya meşhurlarını etkilemektedir. Andressa’nın Estetik ve Plastik Cerrahi diploması olmayan birine bu işlemleri yaptırdığı söylenmektedir.

Hydrogel nedir?

Aslında halk arasında naylon olarak bilinen su tutucu bir maddedir. Bazı ülkelerde dolgu maddesi olarak kullanılmaktadır. Ancak Amerikan İlaç Ajansı (FDA) tarafından onaylanmadığı için Amerika’da kullanılmamaktadır ve FDA onayı alınmadıkça kullanılması genel olarak tavsiye edilmemektedir.

PMMA nedir?

Plymethylmethacrylate (polimetilmetakrilat) olarak bilinen bu kimyasal madde halk arasında akrilik camı olarak bilinir. Tıpta çeşitli kullanım alanları vardır. Göz içine yerleştirilen lensler, ortopedide kemik çimentosu bu maddeden yapılır. Estetikte dolgu maddesi olarak da kullanılır. Ancak bu madde vücutta erimediğinden fazla miktarlarda kullanımı önerilmez.

Prof. Dr. Ege Özgentaş hydrogel ve PMMA maddelerini kullanmamaktadır. Dünyadaki pek çok estetik cerrah gibi en güvenilir dolgu maddesi olan hastanın kendi yağını kullanmayı tercih etmektedir.

İlgili konular:
Ameliyatsız meme büyütme işlemi yapılabilir mi?
Kalça büyütme


//

Estetikte erkekler kadınları yakalayabilir mi?

Kadın erkek eşitliğinin çok tartışıldığı günümüzde hep kadınların talepleri gündeme gelirken bir konuda erkekler sessiz sedasız kendi haklarını öne çıkarmaya başladılar: Estetik.

Amerikan Estetik Cerrahi Derneği’nin (ASAPS) istatistiklerine göre son 15 yılda erkeklere uygulanan estetik cerrahi işlemlerinde %100 den fazla artış olmuştur. Erkeklerin görüntüleri ile ilgili farkındalıkları daha önce hiç olmadığı kadar artmıştır.

Eskiden yalnız kadınların estetik uğruna herşeyi göze alacağı varsayılırdı. Oysa günümüzün erkekleri de bu konuda kadınlardan geri kalmamaktadır. Yüze giden bir burun, belirgin alt çene yapısı, kırışıklıklardan arındırılmış bir yüz, baklava dilimi şeklindeki karın görüntüsü, kaslı omuz ve pazular, adeleli bir göğüs ve şekillendirilebilecek saçlar için erkekler biz estetik cerrahlara başvurmaktadırlar.

Erkekleri estetiğe iten koşulların başında sağlıklı ve dinamik görünmek güdüsü gelmektedir. Özellikle orta ve ileri yaş erkekler mesleklerindeki konumlarını sürdürebilmek ve daha gençler ile rekabet edebilmek için buna ihtiyaç duymaktadır. İkinci önemli neden ise kadınlara cazip görünme isteğidir.

Amerika’da yapılan istatistiklere göre erkeklere yapılan estetik ameliyatlarda ilk üç sırayı büyümüş memelerin alınması (jinekomasti), burun estetiği ve saç ekimi almaktadır. Türkiye’de ise muhtemelen burun estetiği ilk sırayı almaktadır.

İnsanlar var olduklarından itibaren güzelliğe önem vermişlerdir. Bu nedenle erkeklerdeki estetiğe düşkünlük artışı doğal karşılanmalıdır.

İlgili konular:
Jinekomasti (Gynecomastia)
Burun estetiği
Saç ekimi

(function(i,s,o,g,r,a,m){i[‘GoogleAnalyticsObject’]=r;i[r]=i[r]||function(){
(i[r].q=i[r].q||[]).push(arguments)},i[r].l=1*new Date();a=s.createElement(o),
m=s.getElementsByTagName(o)[0];a.async=1;a.src=g;m.parentNode.insertBefore(a,m)
})(window,document,’script’,’//www.google-analytics.com/analytics.js’,’ga’);

ga(‘create’, ‘UA-44005840-4’, ‘auto’);
ga(‘send’, ‘pageview’);

Selfie çılgınlığı estetik cerrahiyi nasıl etkiledi?

Cep telefonlarının kameraları geliştikçe bunlarla kendi resmini çekme işlemi yani selfie giderek yaygınlaşıyor. Genellikle öz güven sahibi olan ve yüz görüntüsünü beğenen kişiler sık sık yüz selfie’leri çekerek sosyal mediada paylaşmakta ve bir şekilde güzellikleri ile gurur duydukları mesajı vermektedirler.

Özellikle adolesan çağındakiler arasında yaygın olan selfie komedyen Ellen DeGeneres’in Oscar törenindeki selfie’si ve Danimarka başbakanı Helle Thorning-Schmidt’in Amerikan Başkanı Barac Obama ve İngiltere Başbakanı David Cameron ile birlikte çektirdiği selfie tüm dünyada en çok paylaşılan fotoğraflar arasına girmiştir.

Ancak selfie çekip paylaşmaya istekli olmayanlar da var. Yüz görüntülerini beğenmeyen kişiler selfie paylaşma konusunda çekingen davranabilmektedirler. Bu kişiler selfie paylaşan arkadaşlarının yanında eziklik hissetmemek için imkanları var ise estetik ameliyat ile rahatsız oldukları görüntülerini düzelttirme arayışı içine girmişlerdir.

Reuters haber ajansına göre selfie modası çıktıktan sonra Amerika’da burun estetiğine olan istek artmıştır. Bu modadan yararlananlar yalnızca estetik cerrahlar ile sınırlı kalmamıştır. Makyaj uzmanları da selfie modasının yaygınlaşması ile kendilerine olan başvuruların arttığını belirtmişlerdir.

Teknoloji ve sosyal medya bütün kızı ile günlük yaşamımızı derinden etkilemeye devam etmektedir.

Burun estetiği
Yüz estetiği

(function(i,s,o,g,r,a,m){i[‘GoogleAnalyticsObject’]=r;i[r]=i[r]||function(){
(i[r].q=i[r].q||[]).push(arguments)},i[r].l=1*new Date();a=s.createElement(o),
m=s.getElementsByTagName(o)[0];a.async=1;a.src=g;m.parentNode.insertBefore(a,m)
})(window,document,’script’,’//www.google-analytics.com/analytics.js’,’ga’);

ga(‘create’, ‘UA-44005840-4’, ‘auto’);
ga(‘send’, ‘pageview’);

2014’e kalça estetiğindeki yükseliş damgasını vurdu.

Bu yılın en belirgin estetik akımı dolgun kalçalar oldu. Kim Kardashian, Nick Minaj, Jennifer Lopez gibi ünlüler güzel popolarını öne çıkaran pozlar vererek kalça estetiğini özendirdiler. Tüm dünyada kalça dolgunlaştırma ve dikleştirme ameliyatları 2014 yılında belirgin olarak artış gösterdi.

Kadının doğal güzelliğinin bir parçası olan dolgun kalçalar özellikle Amerika ve Avrupa’da bir süre gözardı edilse de yeniden keşfedilmeleri bir patlama şeklinde oldu.

15-20 yıl öncesinde popolarını küçültmek isteyenlerin sayısı daha fazla iken günümüzde kalça dolgunlaştırma ameliyatlarına olan ilgi giderek artmaktadır.

Prof. Dr. Ege Özgentaş kalça dolgunlaştırma ve dikleştirme ameliyatlarını kişinin kendi dokuları ile yapmayı tercih etmektedir.

Kalça estetiği
Yuvarlak popo yeniden moda

(function(i,s,o,g,r,a,m){i[‘GoogleAnalyticsObject’]=r;i[r]=i[r]||function(){
(i[r].q=i[r].q||[]).push(arguments)},i[r].l=1*new Date();a=s.createElement(o),
m=s.getElementsByTagName(o)[0];a.async=1;a.src=g;m.parentNode.insertBefore(a,m)
})(window,document,’script’,’//www.google-analytics.com/analytics.js’,’ga’);

ga(‘create’, ‘UA-44005840-4’, ‘auto’);
ga(‘send’, ‘pageview’);

Genital estetik İngiltere’de yasaklanabilir

Modaya meraklı olanlar dizaynır kotlar (designer jeans) veya dizaynır gözlükler (designer glasses) konusunda mutlaka bilgi sahibidirler. Peki dizaynır vajen (designer vagina) duydunuz mu? Bu kavram son zamanlarda giderek artan biçimde estetik dünyasında konuşuluyor.

Vagina estetiği genel olarak kadın genitallerindeki küçük dudaklar (labia minora) denilen bölgenin küçültülmesi ameliyatları ile başladı ve daha sonra vagina sıkılaştırma işlemini de bünyesine katarak genişledi. Designer vagina işleminde g-bölgesi (g-spot) genişletilmeye çalışılmakta, daha sıkı ve duyarlı bir vajen oluşturulması amaçlanmaktadır.

İngiliz Independent Gazetesinin haberine göre özellikle genç kızlar arasında hızla yayılmakta olan vajen estetiği modası İngiltere içişleri bakanı Theresa May’i kızdırmış. Bakan bu ameliyatlar ile ilgili kısıtlayıcı önlemler alınabileceği sinyalini vermiş.

(function(i,s,o,g,r,a,m){i[‘GoogleAnalyticsObject’]=r;i[r]=i[r]||function(){
(i[r].q=i[r].q||[]).push(arguments)},i[r].l=1*new Date();a=s.createElement(o),
m=s.getElementsByTagName(o)[0];a.async=1;a.src=g;m.parentNode.insertBefore(a,m)
})(window,document,’script’,’//www.google-analytics.com/analytics.js’,’ga’);

ga(‘create’, ‘UA-44005840-4’, ‘auto’);
ga(‘send’, ‘pageview’);

Yüzünüz mü yoksa vücudunuz mu?

Amerika’da 21 ile 65 yaş arası kadınlarda bir araştırma yapılmış. Onlara şu soru sorulmuş:

“Eğer elinizde imkan olsa yüzünüzü mü yoksa vücudunuzu mu güzelleştirmek isterdiniz?”

Kadınların % 60 ‘ı bu soruya “yüzümüzü güzelleştirmek isterdik” şeklinde yanıt vermişler. Geçmişte olduğu gibi günümüzde de yüz güzelliği hemen her kültürde vücut güzelliğine göre daha ön planda tutulmaktadır. Bunun en önemli nedeni yüzdeki yaşlanma belirtileri ve diğer istenmeyen durumların vücuda göre daha az gizlenebilir olması.

Yaşlanma ile yüz güzelliğinin azalmasının en önemli nedeni ise yüzdeki yumuşak dokuların erimesi ile kırışıklık ve çökmelerin ortaya çıkmasıdır. Artık dolgu ameliyatları yüz gençleştirmede en çok uygulanan yöntem halini almıştır.

dolgu

Dolgu maddeleri

donmuş_yag

Dondurulmuş yağ

Prof. Dr. Ege Özgentaş yüz gençleştirme ameliyatlarında kişinin kendi yağını kullanmayı tercih etmektedir.

 

 


Kilo vermek çok mu zor?

Şişmanlık ve fazla yağlar konusunda sizlere yazılar yazan bir hekim olarak fazla kiloların ne kadar zararlı ve estetik dışı olduğunu en iyi bilen kişilerden biri olmama rağmen son 5-6 yılımı sürekli kilo alarak geçirdim.

Ağırlığım 93 kiloya çıktığında birden kendime sordum: Ben ne yapıyorum? Kilo almamın nedenleri çok açık. Yemek yemeyi sevmem ve hareketsizlik. Peki bunların çaresi yok mu? Elbette var. Bilimsel olarak şişmanlık gereğinden fazla kalori almak yüzünden ortaya çıkar. Her gün yediğim miktarlardan daha az yersem zayıflamamam mümkün değil. Aldığım kaloriyi daha fazla harcamanın en kolay yolu ise günlük yürüyüşümü arttırmak.

yag-birikimi

Fazla yağlardan nasıl kurtuluruz?

sismanlik

Aşırı şişmanlık ve estetik

Ben de çok iyi bildiğim ancak hep ihmal ettiğim bu iki yöntemi ciddi olarak uygulamaya başladım. Her zaman yediğim yemeklerde hiçbir kısıtlama yapmadan miktarları yarıdan daha fazla azalttım. Birçok yere arabamla girmektense yürüyerek gitmeyi tercih ettim.

Aradan 11 ay geçti. Şu anda 75 kiloyum. Kendimi çok daha zinde hissediyorum. Gece horlamalarım hemen hemen kayboldu. Her türlü yemeği yediğim için hiçbir şeyin yokluğunu hissetmiyorum. Ama belirlediğim miktardan bir lokma fazlasını da almıyorum.

Peki bu durumun istenmiyen etkileri de oluyor mu? Evet. Bütün giysilerim bol geldiği için ciddi bir giyim masrafı yapmak zorundayım. Eee bu da işin bedeli.

Yaşadıklarımı sizin de yaşamanızı öneririm. Bu arada şunu da belirtmekte fayda var: Benim kadar iradeli olamıyorsanız size cerrahi olarak da yardımcı olabiliriz 🙂