Dudak Estetiği

Dudak Güzelleştirme

Dudaklar güzelliğin önemli ögelerinden biridir. Güzel bir yüzün her kısmında olduğu gibi dudakların da diğer yüz yapıları ile uyumlu olması beklenir. Ancak günümüzde seksi olmak özellikle kadınlar için aranılan bir vasıf olarak öne çıkmaktadır. Buna bağlı olarak da günümüz medyası kadınlarda etli ve belirgin dudakları seksiliğin sembolü olarak sunmaktadır. Bazı hastalarımızdan seksi dudaklara “köfte dudak” diye isim takıldığını da duyuyoruz.

Dudağın seks sembolü olarak görülmesi çok eski dönemlere kadar uzanır. Klasik mitolojide Cupid aşk ve seksüel istek tanrısı olarak anlatılır ve Venüs’ün oğlu olarak belirtilir. Yunan mitolojisindeki karşılığı ise Eros‘dur. Her ikisi de yay ve ok ile temsil edilirler. İnanışa göre bunların okları ile vurduğu kişiler birbirlerine aşık olurlar.

Anatomik olarak üst dudak orta kısmındaki kıvrımlı bölgeye Cupid Yayı (Cupid’s Bow) veya Eros Yayı adı verilir.

Özellikle dudağın ruj sürülen pembe kısmının (buraya vermilyon adı verilir) eros yayı ile birlikte yüksek ve dolgun olması arzulanan bir durum haline gelmiştir.

Estetik dudak dolgunlaştırma

Dudakların daha seksi görünecek şekilde dolgunlaştırılması için çeşitli yöntemler mevcuttur. Bunları gözden geçirirsek:

Dudak dolgusu

Dudağa dolgu kişinin kendi dokuları ile yapılabildiği gibi hazır olarak piyasada satılan fabrika yapımı dolgu maddeleri ile de yapılabilir. Günümüzde en sık uygulanan yöntem hazır dolguların dudağa enjekte edilmesidir. Yaygın oluşunun en önemli nedeni uygulamanın kolay ve nispeten ağrısız olması, muayene odasında yapılabilmesidir. Hazır dolgu maddelerinin iki tipi vardır. Etkisi geçici ve kalıcı olanlar.

Eriyen dolgu maddeleri ile dudakları kalınlaştırma

Hiyalüronik Asit (HA) ve Poli L Laktik Asit gibi hazır satılan dolgu maddelerinin enjeksiyonu ile yapılır. Poliklinik koşullarında gerçekleştirilebilir. Pratik olması nedeni ile bazı hekimlerce tercih edilen bir yöntemdir. HA daha yaygın olarak kullanılır ve değişik ticari isimler altında Türkiye’de bulunmaktadır. Bu dolguların kalıcılık süresi kişiden kişiye ve ürünün kalitesine göre değişir. İyi sonuçlar almak için FDA (Amerikan Besin ve İlaç Yönetimi) onayı almış olan ürünler kullanılmalıdır.

Kalıcı dolgu maddeleri ile dudak dolgunlaştırma

İlk bakışta kalıcı dolguların kullanılması daha mantıklı görünse de gerçekte durum böyle değildir. Kalıcı dolgularda istenmeyen bir sonuç alındığında bu dolguları dışarıdan bir müdahale ile eritmek mümkün değildir. Ayrıca iltihaplanma, sertlik veya akıntı gibi komplikasyonlar çıktığında bunların düzeltilmesi çok zor olmaktadır. Ülkemizde bazı markalar mevcut olsa da Prof. Dr. Ege Özgentaş bu kalıcı dolguları önermemekte ve kullanmamaktadır. Kalıcı dolguların en eskisi sıvı silikon‘dur. Günümüzde de bazı ülkelerde nadir olarak kullanılmaktadır. Sıvı silikonun tıbbi kullanım için hazırlanmış güvenilir tipleri yoktur. Amerika ve Avrupa’nın birçok ülkesinde sıvı silikonun enjekte edilmesi kanunen yasaktır. Çünkü ciddi sorunlar yaratabilmektedir. Ülkemizde de yasal satışı yoktur.

Yapay dolgu maddelerinin olası yan etkileri

Yapay dolgu maddeleri damar içine kaçtığı zaman ciddi sorunlar çıkartır. Doku çürümeleri yani kangren ve kalıcı sakatlıklar yaratabilir. HA dolgularının etkisini azaltacak bir ilaç mevcuttur. Hyaluronidase adı verilen bu maddenin dolgu yapılan hastanın yanında bulunması güvenlik açısından uygun olur. Acil bir durumda vakit kaybetmeden gerekli müdahale yapılabilir. Kalıcı dolgular için böyle bir düzeltici madde halen mevcut değildir.

Ameliyat ile dudak kalınlaştırma

Özellikle üst dudağı daha dolgun gösteren bazı ameliyat teknikleri mevcuttur ancak bunlarda dikiş atma ve alma gerektiğinden fazla tercih edilmezler. Dolgu maddesi olarak kişiden kendi dokuları ameliyat ile alınıp dudak içine yerleştirilebilir. Bu iş için fasya (adaleleri çevreleyen sert zar) veya yağ kullanılır.

Yağ vererek dudakları kalınlaştırma

Dolgu maddesi olarak kişinin kendi yağının kullanılması bütün dünyada en çok uygulanan ve en güvenilir işlemdir. Yağ enjeksiyonları dudak dolgusu olarak da sık kullanılmaktadır. Her ne kadar yağlar ameliyatla alınıyor ise de bir enjektör ile deri kesilmeden deri altından emerek alınırlar ve giriş bölgesinde iz kalmaz.  Ancak kalıcı bir sonuç almak için yağ enjeksiyonunun birkaç kez tekrarlanması gerekebilmektedir ve bu da bir dezavantaj oluşturmaktadır.

Kliniğimizde hastanın kendisinden alınan yağ dokusu ile dudak kalınlaştırılması tercih edilmektedir.

Dudak inceltme

Her şeyde olduğu gibi dudaklarda da aşırı kalınlık ve dolgunluk itici olur. Normalden kalın dudaklar nadir olarak doğuştan olabilir. Ama günümüzde en sık nedeni estetik amaçlı dolgu maddelerinin hatalı uygulamalarıdır. Eriyen dolgularda aşırı kalınlığın zaman içinde azalması olasılığı vardır. Ancak bu olasılık kalıcı dolgularda yoktur. Ayrıca geçici dolgularda bile iltihap ve tahriş mevcut ise  erime olmayabilmektedir. Bu durumda en uygun tedavi ameliyattır. Dudak inceltme ameliyatı başarısı tamamen cerrahın becerisine kalmış bir operasyondur. İnce bir işlem olmasına karşın ağır bir operasyon değildir ve lokal anestezi ile ayaktan yapılabilir.

Bu konuda daha fazla bilgi için tıklayınız: Aşırı kalınlaştırılmış dudakların tedavisi var mıdır?

Dudak kısaltma

Özellikle üst dudakta burun alt kenarı ile üst dudağın alt kenarının mesafesi “dudak uzunluğu” olarak adlandırılır. Normalde dudaklar serbest olarak kapandığında dişler görünmemelidir. Gülümsendiğinde ise dişlerin tüm uzunluğu görünmeli ancak üst diş etleri görünmemelidir. Dişlerin görünerek gülümsenmesi bir gençlik işaretidir. Yaş ilerledikçe üst dudak yerçekimine bağlı olarak uzar ve gülme durumunda dişler çok az görünür veya hiç görünmez. İleri yaşlarda doğal karşılanan uzun dudak gençlikte çekici değildir. Üst dudağın kısaltılarak daha estetik bir gülme sağlanması için çeşitli ameliyatlar vardır.

Dudak kısaltma ameliyatları

Bunlara dudak asma” veya “lip lift” ameliyatları da denilir. birkaç yöntemi vardır:

İplikle dudak asma

Herhangi bir deri kesisi yapılmadan yalnızca iğne ile girilerek üst dudak iplik ile burun ucuna doğru çekilerek kısaltılır. Kolay bir yöntemdir. Dikiş izi yoktur. Ancak kalıcılığı kişiye göre değişiklik gösterir. Tekrarlanması mümkündür.

Burun delikleri altından dudak kısaltma

Buna “boğa boynuzu” yöntemi de denilir. Burun deliklerinin altından kesi yapılarak üst dudak yukarı kısmından gerektiği kadar parça çıkartılır ve dudağın boyu kısaltılır. Burun deliklerinin altında bir iz kalır.

Vermilyon kenarından üst dudak kısaltma

Vermilyon dudağın ruj sürülen pembe kısmına verilen isimdir. Bunun dudak derisi ile birleştiği yerden kesi yapılarak kesinin üzerindeki deriden gereken miktar çıkartılır. Bu şekilde üst dudak hem kısaltılır hem de ruj sürülen kısmının yüksekliği artar. Ancak burada da pembe kısım ile derinin birleştiği noktada bir iz kalır.

 

Boyun Germe

Buyun Estetiği

Bir kadını güzel yapan bölgelerden biri de boynudur. Güzel bir boyunda çene altında kabarıklık (gıdı) olmamalı, önde yukarıdan aşağı inen iplik gibi bantlar ve kırışıklıklar olmamalı, boyun ile alt çene arasında dik bir açı olmalı ve yandan bakıldığnda yeterli bir alt çene çıkıntısı görülmelidir. Yaşlanma ve kilo alma özellikle alt çene ile boyun arasındaki açıyı genişleterek görüntüyü bozar.

Nasıl sağlanır?

Boyun estetiği çeşitli ameliyatlar ile sağlanabilir:

Ameliyat ile boyun derisinin gerginleştirilmesi (boyun germe – neck lift).

Deride kulak memesi çevresi ve ensedeki saçların içinde kalacak şekilde bir kesi yapılarak boyun derisi kaldırılır, gerildikten sonra fazlası kesilir ve deri gergin olarak dikilir. Bazan alt çene altından da küçük bir kesi yapmak gerekebilir. Bu işlem ameliyathanede yapılır. Alt çene geride ise ayni anda bunun da düzeltilmesi uygun olur. Rahatsız edici bir iz bırakmayan bu ameliyat sıklıkla yüz germe ameliyatı ile birlikte yapılır. 

İplikle asarak boyun derisini germe

Boyun derisi kesme işlemi yapılmadan iğne ile girilerek deri altına yerleştilen iplikler vasıtası ile gerilir. Düğümler derinin altında kalır. İğne delikleri kısa sürede iz bırakmadan iyileşir. Lokal anestezi ile yapılabilen bu işlemden sonra hasta kısa sürede normal yaşamına dönebilir.

Boyun derisini ütüleyerek sıkılaştırma

Radyofrekans (RF) ve IPL gibi ışın kaynakları ile deri ısıtılarak gerginleştirilebilir.  Diğer ameliyatlara göre daha az riskleri olan bu tedaviler günümüzde ameliyatsız güzellik programları olarak isimlendirilmektedirler.

Gıdı bölgeindeki fazla yağların alınması

Gıdı denilen çene altı bölgesi yağ fazlalığı liposuction yöntemi ile iz bırakmadan giderilebildiği gibi bazı durumlarda çene altına ufak bir kesi yapılarak da alınabilir.

Boyun kaslarına botulinum toksini uygulaması

Alt çenemiz ile köprücük kemiğimiz arasında boynumuzun iki tarafında gerginliği sağlayan bir çift kas bulunur (tip dilindeki adı platisma). Yaşlandıkça bu kaslar normal gerginliğini kaybeder ve boynun ortasına yakın olan kenarları dışarıdan bakıldığında yukarıdan aşağıya uzanan birer bant şeklinde görünmeye başlar. Yaşlı boyunların tipik görüntüsü olan bu dikine bantlar botulinum toksini enjekte edilerek azaltılabilir ve boyuna daha genç bir görüntü verilebilir. Bu uygulamanın etkisi bir yıldan daha az sürede tamamen kaybolduğundan belli aralıklar ile tekrarlanması gerekir.

İlgili yazılar:


//

Göz Estetiği

Göz Çevresi Estetiği

Gözlerimizin iletişimdeki rolü

Gözlerimizin genellikle farkında olmadığımız önemli bir görevi daha vardır: İletişim. İnsanlar yalnızca karşısındakinin gözlerine bakarak onun sağlığı, ruh hali ve kişilik yapısı hakkında (doğru veya yalnış) fikir yürütebilmektedirler. Gözler kendi başlarına bir küredir. İfade yetenekleri yoktur. Bakışımıza ifade katan kaşlar, kirpikler, gözkapakları, bunları hareket ettiren kaslar, gözkapaklarının derisi ve altındaki yapılardır (şiş veya değil). Yüz derisini oynatan kaslar (mimik kasları) da gözlerin ifadesine katkıda bulunur. Doğumsal olarak gelen bazı faktörler, hastalıklar veya yaşlanma göz altlarında torbalanma oluşturabilir.

Gözkapaklarının estetik önemi

Gözkapağı derisi zaman veya çeşitli faktörlerin etkisi ile gerginliğini (elastikiyetini) kaybedip sarkabilir. Bu durum üst gözkapağında kırışıklık ve göz açıklığının daralmasına, alt gözkapağında ise torbalanma, sarkıklık, gözün beyazının görünmesi ve göz yaşarmasına yol açar. Ayrıca yaşla orantılı olarak göz kapaklarının dış yan kısımlarında “kaz ayağı” diye tabir edilen yanlamasına çizgiler oluşur.

Bütün bu nedenlerden göz kapaklarının kendisi veya çevresinde yapılacak olumlu değişiklikler bakışımızı ve insanlarda bıraktığımız izlenimi dramatik olarak farklılaştırır.

Estetik İşlemler

Göz çevresini daha güzel hale getirmek için çeşitli işlemler yapılabilir:

Botulinum toksini

Kaz ayağı denilen  göz yanlarındaki çizgileri azaltmak için kullanılır. Kaşları kaldırarak üst gözkapaklarının daha gergin görünmesine yardımcı olur. Daha fazla bilgi için tıklayın

Dolgu maddeleri

Sentetik olan hazırlanan ve satılan dolgu maddeleri ile göz çevresi kırışıklıklarda azalma sağlanabilir.  Daha fazla bilgi için tıklayın

Doku enjeksiyonu

Doku kokteyli, yağ ve çeşitli vücut dokularının ayni kişiye enjeksiyonu ile gözkapağı çevresinde olumlu görüntü sağlanabilir.

Kırışıklık giderici lazer tedavileri

Çeşitli laserler ile göz kapakları derisi gergin hale getirilebilir. Yalnız gözkapağı derisi yüzün diğer taraflarına göre daha ince olduğundan daha kısıtlı bir uygulama alanına sahiptir.

Ameliyat

Zaman içinde üst ve alt gözkapağında oluşan estetik bozukluklar birbirinden farklıdır. Alın ve kaşlar zamanla aşağı doğru sarkarak üst gözkapağı derisini üstten baskı altına alır ve sanki üst gözkapağı derisinde fazlalık varmış izlenimi verebilir. Böyle durumlarda alnı ve/veya kaşları yukarı doğru kaldırmak üst gözkapakları derisini rahatlatarak daha gergin hale getirebilir. Ancak belli bir yaştan sonra pek çok kişide üst gözkapağı derisinde bir gevşeme ve fazlalık ortaya çıkabilir. Bu fazla deri kirpiklerin üzerine yığılarak üst gözkapağının açılmasını bir miktar engelleyebilir. Alt gözkapaklarında ise en sık rastlanan sorun torbalanmalardır. Alt gözkapağında deri sarkması ve fazlalığı daha ileri yaşlarda ortaya çıkar ve üst kapaklardaki kadar sık görülmez. Gözkapaklarındaki deri fazlalıklarını gidermek için yapılan ameliyata göz kapağı germe (blepharoplasty – bilefaropilasti diye okunur) ameliyatı adı verilir. Üst gözkapağı germe ameliyatı sık yapılan ve etkisi hemen görülen bir ameliyattır. Daha önce bahsedildiği gibi daha basit bir işlem olan “kaş asma” üst gözkapaklarında olumlu görüntü sağlar ve sık olarak üst göz kapağı germe ameliyatı ile birlikte yapılır. Alt gözkapaklarında deri sarkıklığı ve fazlalığının üste göre daha az göründüğünü belirtmiştik. Alt gözkapaklarında en sık görülen estetik bozukluk olan torbalanmalar ameliyat ile giderilebilir. Ancak pekçok kişide alt gözkapağının torbalı görünmesinin nedeni yanaktaki yumuşak dokuların yani yağların erimesidir. Yanağa kişinin kendisinden alınan dokular ile dolgu yapıldığında genellikle torbalanmalar gizlenir ve alt gözkapağına deri derme veya yağ alma ameliyatlarına gerek kalmayabilir.

Prof. Dr. Ege Özgentaş üst gözkapağı germe işlemlerinde genellikle iplikle kaş kaldırma da yapmaktadır ve pek çok alt gözkapağı torbalanmasını kişinin kendisinden alınan yağ dokusunun uygun yerlere enjekte edilmesi ile tedavi etmeyi tercih etmektedir.

İlgili yazılar:
Kaş Asma (Kaş Kaldırma)
Alt Gözkapağı Torbalanmaları Nasıl Tedavi Edilmeli?

Bu konu için Türk Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Derneği tarafından hazırlanan sayfayı ziyaret edebilirsiniz.

Ameliyat öncesi ve sonrası resimleri için Amerikan Estetik Cerrahi Derneği tarafından hazırlanan sayfayı ziyaret edebilirsiniz. (Lütfen açıklamayı okuyunuz).
//

Kaş Asma (Kaş Kaldırma)

Kaş Kaldırma Estetiği

Düşük kaşlar bakışımızı olumsuz yönde etkiler. Ayrıca ağırlık etkisi ile üst gözkapağında yük oluşturarak görmede sıkıntıya yol açabilir. Kişiler bu durumu düzeltmek için farkında olmadan kaşlarını kaldırmak gereği duyarlar. Bunun sonucu olarak da alında belirgin çizgiler oluşur. Eskiden klasik alın germe ameliyatı ile düzeltilen bu durum günümüzde çok daha basit bir işlem ile düzeltilebilmektedir. Kesme işlemi yapılmaksızın iğne yardımı ile deri altına girilip cerrahi iplik ile kaşlar alına doğru kaldırılır ve yeterli düzelme sağlanınca iplik bağlanır. Düğüm saç içinde deri altına gömülür. Sakinleştirme (sedasyon) ve lokal anestezi ile yapılan bu işlem iz bırakmaz ve kişi hemen normal hayatına dönebilir.

Kaş kaldırma teknikleri

Kaşların kaldırılması için en eski metod kaş üzerindeki deriden yatay bir şerit çıkartarak dikmektir. Bu şekilde deri dikey yönde kısalacağı için kaş da deri ile birlikte yukarı kalkacaktır. Çıkartılan deri kaşa ne kadar yakın ise kaştaki yükselme de o kadar fazla olacaktır.  Ancak burada bir kesme ve dikme olayı söz konusu olduğundan kaçınılmaz olarak da iz sorunu ortaya çıkacaktır. Ne kadar estetik dikiş tekniği uygularsak uygulayalım her kesilen yerde bir iz kalır ve bunun görünürlülük oranı kişiden kişiye ve kesinin yapıldığı yere göre değişir. Yaşlı derilerde kırışıklıklar daha fazla olduğundan kaşın üzerindeki iz alın çizgilerinden biri gibi görünebilir ve dikkart çekmeyebilir. Ancak genç derilerde farkedilir iz kalma olasılığı daha fazladır.

Kaş kaldırma ameliyatı

Kaş üzerindeki deride iz kalması durumunda bu dikkat çeker. Ancak ayni iz saçlara yakın ise veya saçların içinde ise dikkat çekmez. Bu nedenle kaş kaldırma ameliyatlarında eğer alından bir deri çıkartılacak ise bunu saçın içinden veya saçın başladığı bölgenin altından yapmak daha mantıklıdır. Ancak bunun da bir sakıncası vardır. Alın derisi esnek olduğundan çıkartılan derinin kaşı yükseltme oranı mesafeye bağlı olarak azalır. Bu nedenle yükseltilmesi planlanan miktardan çok daha enli bir derinin çıkartılması gerekir. Ayrıca deriyi yukarı çekmeyi kolaylaştırmak açısından alın derisini altındaki kemikten ayırmak ve serbest hale getirmek gerekir. Bu daha geniş bir alanın cerrahi olarak yaralanmasına yol açar ve daha geç iyileşme olarak kendini gösterir. Deri altında bir boşluk oluşması burada kan veya sıvı birikmesine yol açabilir ve bu da alın ve göz kapaklarında şişlik ve morluğa neden olabilir.

Kaş asma işlemlerinin kalıcılığı

Kaş kaldırma operasyonu olarak en kalıcı etki kaşın hemen üzerinden elips tarzında deri çıkartılarak yapılan ameliyatta görülür. Ancak burada bir kesme ve dikiş atma işlemi söz konusudur. Yani vücudu bir şekilde yaralayan bir girişimdir ve iz kalma olasılığı vardır. Saça yakın veya saç içinden deri çıkartılarak yapılan kaş kaldırma işleminde iz kalma sorunu önemsizdir ve yalnız kaşın kalkması değil alındaki kırışıklıkların azalması yönünde de bir yarar sağlanır. Şunu unutmamak gerekir ki yaşlanma ve derinin gevşemesi yaş ilerledikçe hayat boyu devam eden bir süreçtir ve kaç yaşında ameliyat olursa olsun her hastada ameliyat sonrası devam edecektir. Bunun anlamı kaldırılan kaşlar zaman içinde yeniden düşecektir. Ancak bunun kaç yıl sonra olacağı tamamen kişinin biyolojik yaşlanma derecesine bağlıdır. Bazılarında on yıllar alabileceği gibi bazılarında birkaç yıl içinde ortaya çıkabilir.

İple kaş asma

İplikle kaş asma keserek ve dikerek yapılan işlemlere göre çok daha basittir ve vücut çok daha az yaralanma hissi algılar. Bu nedenle de iyileşmesi çok daha çabuk ve sorunsuz olur. Ancak burada da zaman içinde kaşların tekrar düşmesi olasılığı vardır. Kaşları kaldırmak için yerleştirilen sütürler zamanla yumuşak dokuları keserek etkisini kaybedebilirler. Bu süre bazı kişilerde birkaç yıl ile sınırlı iken bazılarında 5-6 yıla kadar çıkabilir. Ancak iplikle yapılan asma işleminin bir avantajı kolaylıkla tekrarlanabilmesidir.  Bu arada iple yapılan kaş kaldırma işlemi ile kılçıklı ipler ile yapılan germe işlemini birbirine karıştırmamak lazımdır. Teorik olarak balık kılçığı şeklindeki iplerin tutma gücü daha uzun ömürlü gibi düşünülebilir ancak günümüzde bu hazır iplikler henüz ideal şekillerini almamıştır. Biz askılama işlerinde (genellikle) kalıcı cerrahi iplikler kullanıyoruz ve bunların boylarını da mümkün olduğu kadar kısa tutmaya çalışıyoruz. Bu iplerin derinin altında hangi düzeyden geçtikleri ve çekmek için hangi katmana tutturuldukları iyi sonuç almak için önemlidir ve ciddi anatomi bilgisi gerektirir. İyi uygulandığında iplikle kaş kaldırma işleminden sonra ciddi bir morluk veya şişlik oluşmaz. Ameliyat sonrası ağrı yoktur ve kişi hemen normal hayatına veya işine dönebilir. Ancak gene de bu işlem bir ameliyattır ve ameliyathanede yapılmalıdır. Deride herhangi bir kesme işlemi yapılmadığından iz kalmaz. Çok nadir olarak deri altındaki ip iltahaplanmaya neden olabilir ancak ip çıkartıldığında durum tamamen düzelir. İpliğin çıkartılması kolay bir işlemdir ve bölge iyileştikten sonra yeniden asma işlemi yapılabilir.

Alın Germe

Alın Estetiği

Güzellik kavramında en çok değerlendirilen yüz güzelliğidir. Yüzümüz kaş, gözler, kirpikler, göz kapakları, burun, dudaklar, çene ve yanaklar gibi parçalardan oluşmuştur. Fazla üzerinde durulmasa da alın yüzümüzün geniş bir kısmını kaplar ve güzellikte önemli rol oynar. Alın bölgesinin alt kenarını kaşlar oluşturur ve kaşlar estetik olarak tartışılmayacak bir öneme sahiptir. Alındaki bir gevşeme kaşları aşağı doğru düşürür. Bu da üst gözkapaklarının görünümünü değiştirir. Üst gözkapaklarındaki bir değişim ise bakışımızı etkiler. Yaşlanmaya veya aşırı kas hareketlerine bağlı olarak alında belirgin çizgilenmeler gelişebilir. Alın çizgileri kişide yorgun ve endişeli bir görünüme yol açar. Ayrıca kaş çatma hareketine bağlı olarak iki kaş arasındaki tıbbi adı “glabella” olan bölgede dikine derin çizgiler oluşabilir. Bu çizgiler kalıcı olursa kişide öfkeli ve huzursuz bir görüntünün ortaya çıkmasına yol açar.

Ne amaçla yapılır?

Alın estetiği daha çok düşük olan kaşları normal yerine getirmek, alındaki ve kaşların arasındaki çizgileri azaltmak için yapılır. Bu işlemler klasik olarak alın germe denilen bir ameliyat ile gerçekleştirilir. Saçların içinden veya hemen başladığı yerden yapılan bir kesi ile alın derisi kaldırılıp gerilerek fazlası kesilir ve deri gergin olarak dikilir. Fazla iz bırakmaz. Üst gözkapaklarını kaldırdığı için bakışı olumlu yönde etkiler. Endoskopik cerrahi ile daha az iz bırakarak kaşları kaldırmak ve kaşlar arasındaki çizgileri azaltmak mümkün olmaktadır. Yeni tekniklerden iplikle kaş asma metodu da daha hafif bir cerrahi işlem ile benzer yararlar sağlamaktadır. Botulinum toksini ile kaşların arasındaki çizgilerin giderilmesi ve kaşların kaldırılması mümkündür.

Alın estetiğinde kaşların kaldırılması veya yukarı doğru asılması önemli bir yarar sağlayabilir. Ancak bu işlemin kaşların düşük olduğu olgularda yapılması durumunda iyi sonuçlar alınabilir. Kaşlar normal pozisyonunda ise bunları kaldırmak estetik bir sonuç almak bir tarafa kişiye sürekli heyret içindeymiş görüntüsü vererek hoş olmayan bir sonuç da verebilir.

Alındaki derin çizgileri gidermenin bir yolu da bu çizgilerin içine dolgu maddeleri vererek doldurmaktır. Bu dolgu işlemi piyasada satılan sentetik dolgu maddeleri ile yapılabildiği gibi kişinin kendisinden alınan dokular ile de yapılabilmektedir. Prof. Dr. Ege Özgentaş her türlü dolgu işleminde kişinin kendisinden alınan yağ ve diğer dokuları kullanmaktadır.

Son yıllarda nörotoksin ve dolgu uygulamaları klasik olarak kesi ile yapılan alın germeleri çok aza indirmiştir. Kesi ile alın germenin bir sakıncası da saçların içinde veya arkasında kalan kesi izinin nadir de olsa belli olması ve uzun süre kesinin arkasında kalan kafa tasında deride his kaybı veya his azalması olmasıdır. Ayrıca alın ve saçlı deri çok kanlı bir bölge olduğu için bu ameliyatlarda nadir de olsa hatırı sayılır ölçüde kan kaybı olabilmektedir.

Bütün yeni teknolojilere karşın günümüzde kala klasik kesi ile yapılan alın germe ameliyatları uygun kişilerde çok güzel sonuçlar vermektedir.

//

Kırışıklık Tedavisi

Yüz Kırışıklıkları

Yüz yaşlanması kendisini en tipik olarak derideki kırışıklıklar ile belli eder. Bu kadınlar başta olmak üzere herkesin rahatsız olduğu bir durumdur.

Yüz kırışıklıkları neden olur ?

Kırışıklıkları en önemli nedeni yaşlanmadır. Vücudumuzdaki her organın farklı bir yaşlanma şekli vardır. Deri yaşlanması kendini şu şekillerde gösterir:

  • Derinin elastikiyeti azalır
  • Deri incelir
  • Gevşer ve sarkar
  • Dayanıklılığı azalır
  • Deri altındaki yumuşak dokuların hacmi azalır.
  • Bazı yüz kasları aşırı çalışarak üzerindeki deriyi daha fazla kırıştırır.

Yukarıda sayılan durumlar bir araya geldiğinde kendini kırışıklık olarak ortaya çıkartır.

Yüz yaşlanması çeşitli faktörlere bağlıdır. Yıpratıcı faktörlerin başında güneş ışığı (ultraviyole), sigara, aşırı ısı değişiklikleri ile sık olarak karşılaşma ve bazı hastalıklar gelir.

Son yıllarda yapılan bilimsel çalışmalar yüz yaşlanmasında anneden alınan genlerin önemli rol oynadığını göstermiştir. Hücrelerimizin içinde mitokondria denilen enerji üreten yapılar mevcuttur. Bu yapılar bir şekilde görevlerini yeterli yapamaz ise yaşlanma belirtileri daha erken yaşta ortaya çıkmaktadır. Mitokondriaların düzenli çalışmasını sağlayan DNA bize annemizden geçmektedir. Bu bilimsel ifadeleri daha basitleştirirsek annemizin yüzü kaç yaşında yaşlılık belirtileri göstermeye başlarsa aşağı yukarı bizde de yaşlanma belirtileri o yaşlarda çıkacaktır. Annenizin yüzü 50 li yaşlarda bile hala gerginliğini koruyor ise şanslısınız. Buna karşılık annenizin yüzü daha 40 lı yaşlarda çizgilenmeye ve yaşlanmaya başlamış ise sizin de yüzünüzün erken yaşlanacağı söylenebilir.

Kırışıklıklar Geciktirilebilir mi ?

Her ne kadar yüz yaşlanmasında anneden gelen genlerin etkisi var ise de bu herşeyin sonu demek değildir. Güneş ışığından korunma, sigara içmeme, düzenli uyku ve cilt bakımı ile yüz yaşlanması geciktirilebilmektedir.

Yüz Kışıklıkları Nasıl Giderilir ?

Yüzde kırışıklıklar başladığında da yağ ve dolgu maddeleri enjeksiyonları, askı teknikleri, ütüleme teknikleri, deri soyulması ve yüz germe gibi estetik işlemler ile bunlar önemli ölçüde düzeltilebilmektedir.

Deri Sıkılaştırma

Derinin elastik özelliği zamanla azalır demiştik.  Bunun en önemli nedeni deri altını oluşturan kollajen denilen maddenin özelliklerini kaybetmesi ve gevşemesidir. Deri altına verilen uygun ısı enerjisi deriyi yakmadan kollajeni sıkılaştırabilmektedir. Bu da kırışıklıkların azalmasını sağlamaktadır. Bu konuda daha fazla bilgiye bu bağlantıdan ulaşabilirsiniz: http://egeozgentas.com.tr/deri-sikilastirma-2/

Clostridium botulinum toksini

Yüz kasları kasıldıkça kendilerine yapışık olan deri bölgesini de hareket ettirirler. Kasların kasılma anındaki kısalmaları deride çizgilenmelere yol açar. Yaşlandıkça bu çizgiler kaslar çalışmaz iken de aynen görünürler. Botulinum toksini kasların hareketlerini engelleyerek hareket ile olan kırışıklıkların kaybolmasına yol açar. Ancak sabit kırışıklıkları düzeltemez.

Dolgu Maddeleri

Kırışıklıkların bir nedeni de altındaki yumuşak dokunun azalması demiştik. Hacim azalınca üzerindeki deri de sarkar ve kırışır. Bunu gergin balonun havası boşalınca kırışık ve pörsümüş bir hale gelmesi ile karşılaştırabiliriz. Hacim doldurmak için günümüzde başta hiyalüronik asit olmak üzere çeşitli organik maddeler üretilmekte ve pazarlanmaktadır. Piyasada dolgu olarak bilinen bu maddeler genellikle enjektörlerde satılmakta ve çoğu zaman muyenehane ortamlarında deri altına enjekte edilerek kullanılmaktadırlar.

Derinin Soyulması (Peeling)

İnce kırışıklıklar için derinin yüzeyel tabakasının soyularak alttan yeni bir deri oluşturmak eski ve etkili bir tedavidir. Bu soyma işlemi zımpara görevi gören makinalar, çeşitli yakıcı kimyasal maddeler ve ısı üreten makinalar ile yapılabilir. Her yöntemin kendine göre iyi ve dezavantajlı yanları vardır. Bu konuda daha fazla bilgiyi bu bağlantıdan alabilirsiniz: http://egeozgentas.com.tr/derinin-soyulmasi-peeling/

Yüz Germe (Facelift)

Yüz germe yanaktaki kırışıklıkları gidermek için yapılan en eski estetik ameliyatlardandır. Aynada ellerimizle yanaklarımızı arka ve yukarıya doğru çektiğimizde yüzde belirgin bir gençleşme olduğunu her kes farketmiştir. Yüz germe ameliyatları bu işi deriyi kesip gerdirerek yapmaktadır.  Çok etkili bir ameliyat olmasına ve sarkıklıkları gidermesine karşın ince kırışıklıklarda zayıf kalabilmektedir. Eskisi kadar olmasa da hala yüz kırışıklıkları için kullanılan bir operasyondur. http://egeozgentas.com.tr/yuz-germe-facelift/

Deriyi Askılama

Ameliyatlar genellikle anestezi altında yapılır ve insanlar için korkutucudur. Buna karşılık deride kesi yapılmadan yalnızca bazı iplikleri deri altından geçirerek yapılan gerdirmeler kırışıklık gidermede etkilidir. Ancak bunların yarar süreleri ameliyatlı olanlar kadar uzun olmamaktadır. Yanaklar şakaklardan yerleştirilen deri altı dikişleri ile yukarı doğru asılarak kırışıksız hale getirilebilir. Buna yanak asma ameliyatı adı veriyoruz. Etkisi bir yıl ile birkaç yıl arasında değişebilmektedir. Kolay bir ameliyat olduğu ve genel anestezi istemediği için etkisi geçtiğinde birkaç yıl ara ile tekrar tekrar yapılabilmektedir. Son zamanlarda piyasada balık kılçığı şeklinde tırtıklı ipler üretilmiştir ve bunlar da deride geçici bir gerginlik yaparak kırışıklıkları giderebilmektedirler.

Vampir Yüz Germe

 

Kan içindeki bazı ürünlerin deriye ve derin dokulara enjekte edildiği zaman gençleşme sağlayabileceğine dair işaretler mevcuttur. Her ne kadar bilimsel olarak kanıtlanmamış ise de özellikle kan pıhtılaşmasını sağlayan trombosit veya platelet denilen hücrelerin iyileştirici etkisi olduğuna inanılmaktadır. PRP (platelet rich plazma) bunların en çok kullanılanıdır. Türkçesi plateletlerden zengin plazma anlamına gelmektedir. Kişiden 10-15 ml kan alındıktan sonra santfüj edilmekte ve özel olarak plateletlerin toplandığı katman alınarak deriye enjekte edilmektedir. Bu işlemin mutlaka kan alınarak yapılmış olması vampir efsanesine atıf yapılarak “vampir yüz germe” adının yakıştırılmasına yol açmıştır.

 

Dudak Yarığı (Cleft Lip)

Tanımı

Anne karnında bebeğin gelişimi sırasında üst dudak ve dişler 3 ayrı katmanın birbirine yapışması ile ortaya çıkar. Bu katmanlardaki birleşme bir şekilde gerçekleşemez ise ortaya dudak yarığı denilen bir doğuştan anomali ortaya çıkar. Dudak yarığının tıbbi adı “cleft lip” dir.

Oluş Nedeni

Sebebir tam olarak bilinmemekle birlikte hem anne ve/veya babadan gelen genledeki bazı değişiklikler hem de dış etkenler değişik ölçüde rol oynar.

Genetik

Anne veya babanın kendisinde veya genetik yakınlarında dudak yarığı var ise bu bir neden olabilir. Hem anne hem de babada dudak yarığı var ise bebekte dudak yarığı olma olasılığı belirgin olarak artmaktadır.

Çevresel faktörler

  • Annenin hamileliğin özellikle ilk aylarında geçirdiği enfeksiyonlar
  • Annenin gebelikte kullandığı bazı ilaçlar
  • Annenin sigara, alkol, madde kullanması
  • Annenin gebelik başlangıcında röntgen filmi çektirmesi

Ülkemizde Görülme Sıklığı

Yaklaşık her bin doğumda bir görülmektedir.

Tipleri

Yarığın derinliğine göre

Tam dudak yarığı ve tam olmayan dudak yarığı olarak sınıflandırılır.

  • Tam Dudak Yarığı: Burun tabanından başlayarak tüm dudak ve  bu kenara komşu olan  dişlerin çıktığı üst çene kemiğinin tamamı yarıktır. Buna tıp dilinde “Complete Cleft Lip – Comple Dudak Yarığı” denilir.

Tam dudak yarığı olan bir çocuk (Komplet Kleft Lip)

  • Tam Olmayan Dudak yarığı: Burun tabanı ve dudak altındaki dişlerin bulunduğu kemik sağlamdır. Yalnızca dudağın alt ucunda bir yarık mevcuttur. Tıp dilinde “Incomplete Cleft Lip – İnkomple Dudak Yarığı” olarak isimlendirilir.

Tam olmayan dudak yarığı olan bir çocuk (İnkomplet Kleft Lip)

Yarığın bulunduğu  tarafa göre

Dudak yarıkları genellikle ortada olmaz. Üst dudağın sağ veya sol tarafında olur. Bazan her iki tarafında da olabilir

  • Tek Taraflı Dudak yarığı: Sağ veya sol taraftadır.

Tek Taraflı (sol) komplet dudak yarığı.

Tek taraflı (sağ) inkomplet dudak yarığı.

  • İki Taraflı Dudak Yarığı: Hem sağ hem de sol taraftadır.

İki taraflı dudak yarığı

Yarattığı Sorunlar

Dudak yarıklarının yarattığı en büyük sorun doğum gibi çok önem verilen bir olayın sonunda anne-baba ve ailelerin yaşadığı şoktur. Aslında bu durum tehlikeli değildir ve damak normal olduğu sürece çocuğun beslenmesini olumsuz yönde etkilemez.

Tedavisi

Dudak yarıklarının tedavisi ameliyat ile yapılır ve uygun tedavi sonrası çocukların çok önemli bir kısmı normal yaşamlarına kavuşur ve psikolojik sorun yaşamazlar. Ancak dudak yarığı tam ise ve ilave olarak damak yarığı da var ise o zaman bir ameliyat ile tedavi bitmez. İleride değişen yaşlarda ilave ameliyatlar yapılmasıı gerekir.

Ameliyat Yaşı

Genel olarak kabul edilen ameliyat yaşı 3 aylık olarak belirlenmiştir. Ancak 3 aylık çocukta ağırlığın en az 4.5 kg ve kan sayımının yani hemoglobin değerinin de en az 10 olması beklenir.

Özet

Dudak yarıkları doğuştan görülen şekil bozuklukları grubundadır ve uygun tedavi edildiklerinde tamamen normal şekle dönerler.

Ayrıntılı bilgi ve sorularınız için lütfen tıklayın

Kulak Estetiği

Kepçe Kulak

Nedir?

Dış kulağımızı oluşturan yapıların kafa kemiklerine yatık olması yerine öne doğru çıkıntılı görünmesine halk arasında “kepçe kulak” adı verilmektedir. Aslında işlevsel bir bozukluk olmayan bu durum her toplumdaki insanlar arasında sık olarak görülür. Tıp dilindeki bu görüntüye “protruding ear” veya “prominent ear” gibi isimler verilmiştir. Toplumumuzda bu durum “kalbur kulak” ve “yelken kulak” olarak da anılır. Bazı kişiler kulaklarındaki bu görüntüyü doğal bulurken hassas bazı bireylerde bundan ciddi psikolojik rahatsızlık duyabilmektedirler. Kepçe kulaklı çocuklar özellikle okula başlandığı dönemde arkadaşlarının ciddi alayları ile karşılaşabilirler. Buna bağlı olarak da okuldan kaçma, sinirlik, gece işemeleri gibi sorunlar yaşayabilirler.

Tedavisi?

Kepçe kulak tedavisi ameliyat ile yapılır. Sorunlu çocuklarda okul öncesi (5 yaşında) ameliyat yapılması psikolojik rahatlama sağlar. Bunun dışında ameliyat her yaşta yapılabilir. Prof. Dr. Ege Özgentaş kepçe kulak tedavisinde kendi geliştirdiği ameliyat tekniğini kullanmaktadır. Bu teknikte ameliyat lokal anestezi ile (yani tam uyutulma olmadan yalnız kulak uyuşturularak) yapılmaktadır. Kulağın ön tarafından küçük bir kesi yapılmakta ve bütün işlemler bu küçük kesiden girilerek yapılmaktadır. Kulak arkaya yatırılacağı sırada hasta masada oturtulmakta ve önünde bir ayna tutularak hastaya kulaklarının yatıklığı gösterilmektedir. Hastanın isteğine göre daha fazla veya az yatıklık sağlanarak tam istenen sonuca ulaşılabilmektedir.

2013 de Santiago-Şili’de gerçekleşen IPRAS (Uluslararası Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Konfederasyonu) kongresinde takdim edilen bu teknikte hasta kulağının son şeklini ameliyat masasında kendi gözü ile gördüğü için ameliyat sonrası memnuniyeti çok yüksek olmakta ve istenmeyen sürprizler ile karşılaşmamaktadır.

İlgili yazılar:
Kepçe Kulak Nasıl Düzeltilir?

 

Ameliyat öncesi ve sonrası resimleri için Amerikan Plastik Cerrahi Derneği tarafından hazırlanan sayfayı ziyaret edebilirsiniz  (lütfen açıklamayı okuyunuz)
//