Her yıl yapılan ASAPS (Amerikan Estetik Cerrahi) kongresi bu yıl San Diego kentinde idi. Kongreler hekimlerin yeni bilimsel gelişmeleri takdim etmeleri ve tartışmaları amacı ile yapılır. Ancak estetik alanında üretim yapılan firmalar da yeni ürünlerini bunları kullanacak olan cerrahlara bu kongrelerde tanıtırlar. Firmalar için geniş bir fuar alanı hazırlanır. Bilimsel oturumların arasıdaki kahve molaları ve öğlen yemekleri bu fuar alanında verilir. Her firma kendi ürünlerinin en iyi şekilde tanıtımını yapmak için çok yaratıcı ve ilgi çekici yöntemler kullanır. Bu fuar alanlarında indirimli satışlar da yapılır. Prof. Dr. Ege Özgentaş katıldığı bu kongredeki ilginç görüntüleri bir video haline getirerek sizlerle paylaştı. İyi seyirler.
https://egeozgentas.com.tr/wp-content/uploads/2017/07/ASAPS-2017-kongresi-San-Diego.jpg534800Prof. Dr. Ege Özgentaşhttps://egeozgentas.com.tr/wp-content/uploads/2026/02/Logo-tr-yeni-dar-300x98.jpgProf. Dr. Ege Özgentaş2017-07-03 00:33:482022-08-20 12:49:38Bir Kongrenin Ardından
Bilimsel kongreler güncel bilgilerin paylaşıldığı bilimsel arenalardır. Meslekten olmayanlar için son derece sıkıcı etkinliklerdir. Buna karşılık genellikle akşamları gerçekleştirilen sosyal programlar genellikle çok renklidirler. Yemekli olan bu programlarda konuklar birbirleri ile kaynaşma ve eğlenme fırsatı bulurlar. Bütün gün boyunca süren bilgi bombardımanından sonra burada kaliteli sanatçılar tarafından sunulan gösteriler ile katılımcılar dinlenir ve rahatlarlar.
Amerikan Estetik Cerrahi Derneği (ASAPS) estetik cerrahinin en prestijli kuruluşudur ve her yıl gerçekleştirdiği kongreler hem bilimsel içeriği hem de olağanüstü sosyal programı ile büyük ses getirir.
2017 yılında San Diego’da yapılan ASAPS kongresi de bu kuralı bozmadı. Gala gecesinde davetli sanatçılar tarafından canlı olarak gerçekleştirilen canlı gösteriler bizler de dahil tüm katılımcıları hayran bıraktı.
Aşağıdaki videoda bir ressamın birkaç dakikada çizdiği resim görüş açılarının bizlerden ne kadar farklı olabileceğini çok güzel ifade etmektedir.
https://egeozgentas.com.tr/wp-content/uploads/2017/06/2017-04-29-DSC00754-1.jpg450800Prof. Dr. Ege Özgentaşhttps://egeozgentas.com.tr/wp-content/uploads/2026/02/Logo-tr-yeni-dar-300x98.jpgProf. Dr. Ege Özgentaş2017-06-29 17:21:462022-08-20 12:51:21Kongre Geceleri
Estetik, estetik cerrahi, estetik uzmanı, estetik cerrah, estetikçi vs. Bu kelimeleri defalarca tartıştık. Ancak hala bu kavramlar ile ilgili anlayış kargaşası devam etmektedir. Bu konu ile ilgili olarak Prof. Dr. Ege Özgentaş ve Psikolog Övgü Sarıçiçekli arasında 15 Haziran 2017 tarihinde Kanal 34 televizyonunda saat 18:00 de Başarı-Yorum programında canlı yayında bir söyleşi gerçekleşti. 45 dakika süren bu söyleşiyi izlemek ister iseniz aşağıdaki bağlantıyı tıklayabilirsiniz:
https://egeozgentas.com.tr/wp-content/uploads/2017/06/2017-06-15-tv.jpg498800Prof. Dr. Ege Özgentaşhttps://egeozgentas.com.tr/wp-content/uploads/2026/02/Logo-tr-yeni-dar-300x98.jpgProf. Dr. Ege Özgentaş2017-06-17 13:36:112022-08-20 12:52:34Estetik Üzerine Sohbet (Video)
Çeşitli dolgu maddelerinin (Restylane, Juvaderm vs.) yüzde dolgu olarak kulanımı oldukça iyi bilinmektedir. Ancak kişinin kendi yağ dokusunun yüz dolgusu olarak kullanılması pek bilinmemektedir. Bu mükemmel dolgu maddesi ile ilgili bilgi edinin:
https://egeozgentas.com.tr/wp-content/uploads/2017/06/2017-06-15-yag-dolgusu.jpg450800Prof. Dr. Ege Özgentaşhttps://egeozgentas.com.tr/wp-content/uploads/2026/02/Logo-tr-yeni-dar-300x98.jpgProf. Dr. Ege Özgentaş2017-06-15 10:59:272026-01-27 20:15:17Yüze yağ dolgusu
7 Haziran Çarşamba günü İstanbul İşsanat Gelerisi’nde piyano sanatçımız Gülsin Onay bir resital verecektir. Konserin geliri dudak-damak yarıklı çocukların tedavisi için ücretsiz hizmet veren bir vakıfa aktarılacaktır. Katkılarınız engelli çocuklarımızın yüzünü güldürecektir.
https://egeozgentas.com.tr/wp-content/uploads/2017/06/Dudak-Damak-Yarigi.jpg80100Prof. Dr. Ege Özgentaşhttps://egeozgentas.com.tr/wp-content/uploads/2026/02/Logo-tr-yeni-dar-300x98.jpgProf. Dr. Ege Özgentaş2017-06-04 22:59:592022-08-20 12:55:14Dudak-Damak yarıklı çocuklara yardım konseri
Güzellik kadınların vazgeçilmez bir tutkusu. Bu nedenle estetik ameliyatlar genellikle kadınlarda daha yaygın idi. Ancak bu durum giderek değişiyor. Erkekler arasında da estetik ameliyatlar giderek artmaktadır.
Güzel kadın tanımı her ülkede değişmekle birlikte genel çizgileri ile iyi bilinmektedir. Erkeklerdeki görünümün nasıl olması ise daha az tartışılan bir konudur.
Bu videoda Prof. Dr. Ege Özgentaş MBC televizyonuna verdiği bir söyleşide erkek görüntüsünün ana çizgilerini anlatmaktadır:
https://egeozgentas.com.tr/wp-content/uploads/2017/04/2017-04-10-Erkek-Goruntusu.jpg56100Prof. Dr. Ege Özgentaşhttps://egeozgentas.com.tr/wp-content/uploads/2026/02/Logo-tr-yeni-dar-300x98.jpgProf. Dr. Ege Özgentaş2017-04-10 22:21:392026-01-25 19:22:29İdeal Erkek Görüntüsü Nasıl Olmalı?
Şişmanlık her zaman başa bela ve güzelliğe gölge olmuştur. Bu durumun vücuttaki yağ birikiminin bir sonucu olduğu herkesçe bilinmektedir. Kişileri zayıflatmak amacı ile vücuttaki yağların ameliyatla alınması çok eski bir uygulamadır. Bunun ilk örnekleri karındaki aşırı yağ birikimi sonrası oluşan karın derisi sarkıklıklarında görülmektedir. Aşırı şişmanlığa bağlı karın derisi sarkmalarında bu sarkık derinin ameliyat ile çıkartılması işlemi daha çok hastanın rahatlaması ve doğal ihtiyaçlarını kolaylıkla sağlayabilmesi için yani fonksiyonel amaçla yapılmakta idi. Bunun yanında bir miktar estetik yarar da sağlanıyordu. Karın germe ameliyatı günümüzde daha çok estetik amaçlar ile sık olarak yapılmaktadır.
Yağların ameliyat ile alınmasının başlangıçta geniş kabul görmemesinin en önemli nedeni derideki kesilere bağlı olarak ortaya çıkan rahatsız edici izler idi. İz bırakmadan deri altı yağlarının alınması fikri de çok eskidir. Bunun için yağları dışarıdan çeşitli yöntemler ile eritmeyi amaçlayan girişimlerde bulunulmuştur. Örnek olarak masaj, dışarıdan vibrasyon uygulama verilebilir. Bunların hiçbiri istenen sonucu vermemiştir.
Deri altı yağları küret dediğimiz kazıyıcı veya kesici aletler ile deri altından almak fikri de çok eskidir. Deride açılan küçük deliklerden sokulan kazıyıcı aletler ile yağlar dışarı alınmaya çalışılmıştır. Ancak bu sırada damar ve sinirlerin yaralanmasına sık olarak rastlanmış ve alınan yağlar yeterli olmadığı gibi tedavi edilen bölgelerde çirkin görüntülere de yol açmıştır.
Yağların vakum gücü ile emilmesi fikri de eskilere dayanır. Ancak bu iş için gereken güçlü vakum pompaları ancak 1970 lerden sonra üretilmeye başlanmıştır ve ilk liposuction yani yağların emilerek alınması Fransa’da uygulanmaya başlamıştır.
Liposuction da özel borular kullanılır. Bunlara kanül denilir. Kanüller ucu künttür. Künt ucun yan taraflarında küçük delikler bulunur. Borunun diğer ucunda ise tutmayı kolaylaştıran bir sap vardır ve ayni zamanda buradan hortum kanalı ile vakum pompasına bağlanır. Günümüzde kullanılan vakum pompaları çok güçlüdür. Bilindiği gibi bir atmosfer basıncı 760 mm/Hg dir. Bu pompalar sıfır atmosfer basıncına kadar düşük miktarda vakum yaratabilirler. Bu sayede yağ parçaları kanülün ucundaki deliklerden içeri çekilerek kendiliğinden kopar ve bir kavanozda toplanır. Kanülün ucu künt olduğu için damar ve sinirleri iterek kenarlarından geçer ve onlara zarar vermez. Bu şekilde yalnız yumuşak olan yağların içinde ilerleyerek diğer sert dokulara zarar vermeden yağlar güvenli şekilde alınmış olur.
Liposuction’ın giderek yaygınlaştığı 1980 li yıllarda amaç yalnızca yağların alınması idi. Ancak bir süre sonra bu işlemin şişmanlığa çözüm olmadığı görüldü. Vücudun her tarafındaki yağları ayni anda total olarak almak mümkün değildi. Karın, bel, kalça, bacaklar ve sırtın belli bölgelerindeki deri altı yağlar alınabiliyor ancak karın içindeki, adalelerin altındaki ve arasındaki yağların alınması mümkün olmuyordu. Ayrıca deri altından aşırı düzeyde yağ alınması özellikle obez kişilerde deride sarkmalara yol açıyordu. Bu nedenle liposuction şişman kişilerde değil kilo verdiği halde belli bölgeleri erimeyen kişilerde uygulanmaya başlandı.
Liposuction hakkındaki yanlış inanışlardan biri de yağ alınan bölgelerde bir daha yağ birikmeyeceği idi. Evet liposuction yapılan bölgelerde yağ hücresi sayısı azalıyordu ama hiçbir zaman sıfıra inmiyordu. Yağ hücrelerinin bir özelliği de tek bir hücrenin bile inanılmaz ölçülerde şişerek yağ toplayabilmesidir. Bu nedenle liposuction sonrası kilo alındığında burada kalan yağ hücreleri de yağ depolayarak şişebiliyorlardı. Ancak bu şişme liposuction yapılmayan bölgelere göre daha az oluyordu (yağ hücre sayısı azaldığı için).
Bütün bu deneyimlerin ışığında liposuction yapılma nedenleri günümüzde daha gerçekçi olarak belirlenmektedir.
Liposuction zayıflamak için değil, vücudu şekillendirmek için yapılır.
Kilo alma eğilimi olan insanların liposuction yaptırmaları yararsızdır. Çünkü kısa süre sonra tekrar kilo alıp yapılan işlemin etkisinin kaybolmasına neden olacaklardır.
Liposuction belirli oranlarda yapıldığında güvenli olmasına karşın aşırıya kaçıldığında teklikeli olabilir.
Her ne kadar liposuction işlemi sırasında yalnız yağlar hedeflense de küçük damarların yırtılmasına bağlı olarak hafif kanamalar ve serum sızmaları olabilmektedir. Az miktarda yağ alındığında bu sızıntılar önem taşımaz. Ancak yüksek miktarlarda yağ alındığında vücutta önemli rahatsızlıklar ortaya çıkabilmektedir.
Yağlar bir kavanoz içinde biriktirildiği için liposuction sırasında alınan yağ miktarı genellikle litre olarak belirtilir. Geçmiş yıllarda bir seferde güvenli olarak alınacak yağ miktarı 2 litre olarak gösterilirken günümüzde bu miktar 3,5 litreye kadar çıkmıştır. Ancak özel önlemler alınarak bu miktar çok daha yüksek miktarlara çıkartılabilir. Bu durumda hastaya kan, plazma, uzun süreli sıvı verilmesi ve daha uzun süreli hastanede yatırma gibi tedaviler uygulanmalıdır.
Yağların alınması sırasında kanül yağ dokusu içerisinde kol gücü ile ilerletilir. Yağların gevşek olduğu bölgelerde bu işlem kolay olsa da yağların deri ile sıkı yapışıklık gösterdiği bölgelerde (örneğin sırt) ciddi bir güç harcamayı gerektirir. Bu da cerrahı yorar.
Yağ alma işlemini kolaylaştırmak için vakum pompasına yardımcı olarak yardımcı cihazlar kullanılabilir.
Kanülün mekanik güçle hareket ettirilmesi: Yağ alma işlemi sırasında kanül ileri geri olarak hareket ettirilir. Bu işlemi otomatik olarak yapan elektrikli veya havalı kanüller vardır. Bu şekilde cerrah çok az bir kuvvet harcayarak fazla miktarlarda yağ alabilir. Ancak bunların sakıncalı tarafı yanlışlıkla sert organların içine girerek hasar verebilme olasılıklarıdır. Bu nedenle yalnız çok deneyimli ellerde kullanılmaları gerekir.
Yağların önceden ısıtılarak eritilmesi ve daha sonra emilmesi: Yağların ısıtılarak eritilmesi iki yöntemle yapılır:
Ultason dalgaları ile: Ses titreşimleri çevreye ısı yayar. Ses titreşimleri veren bir çubuk deri altına sokulur ve ileri geri hareket ettirilerek temas ettiği yağlar eritilir. Daha sonra bu erimiş yağlar klasik liposuction yöntemi ile daha kolay bir şekilde emilerek dışarı alınır.
Laser ile: Lazer ışınları da ısıtarak dokuları eritir. Önce deri altına sokulan bir borudan lazer ışınları gönderilerek yağlar eritilir ve daha sonra klasik liposuction ile bu erimiş yağlar dışarı çekilir.
Yağları önceden eritmek iyi bir fikir gibi görünse de bazı riskleri vardır. Hem ultrason hem de laser yalnız yağ dokusunu değil çevredeki diğer dokuları da ısıtarak hasar verebilir. Bu nedenle ancak deneyimli ellerde kullanılmaları uygundur. Ayrıca klasik liposuction işlemine göre daha az efor harcatmaları dışında belirgin yararlarının olup olmadığı hala tartışılmaktadır.
Liposuction işleminde ince uzun bir çubuk ile yağların düzgün bir yüzey oluşturacak şekilde homojen olarak alınmaları gerekmektedir. Bu işlem düşünüldüğü kadar kolay değildir. Yağlar kanallar oluşturularak alınmaktadır. Bu kanalların bazı bölgelerde daha yoğun bazı bölgelerde de daha seyrek olması alınan yağ miktarını değiştirir. Sonuçta bazı bölgeler daha çukur kalabilir. Bu da deride girintili çıkıntılı bir görüntünün ortaya çıkmasına yol açabilir. Bu ancak deneyimle önlenebilir.
Özellikle son 10 yılda vücut şekillendirme teknikleri çok daha sık uygulanmaya başlandı. Burada yağların alınmasından çok vücut yağının dengeli bir şekilde dağılımını sağlamak amaçlanır. Örneğin bel bölgesinden alınan yağlar kalçaya verilerek daha uyumlu bir vücut görünümü sağlanmaktadır. Bu nedenle artık liposuction ile alınan yağlar atılmamakta mikropsuz yani steril olarak toplanmaktadır. Ayni anda alınan yağlar ile gerekli bölgelere dolgu yapılmaktadır. Yağların verildikleri bölgede sağlıklı olarak kalmaları için alınırken zedelenmemeleri gerekmektedir. Bu nedenle Prof. Dr. Ege Özgentaş ultrason ve laser kullanarak yapılan liposuction yöntemini seyrek olarak kullanmaktadır.
Liposuction her ne kadar küçük deliklerden girilerek yapılsa bile çoğu zaman genel anestezi altında yapılan ciddi bir ameliyattır. Ameliyattan korkan hastalar liposuction işlemine sıcak bakmamaktadır. Bunun yerine ameliyat gerektirmeden dışarıdan yapılan girişimler ile yağların eritilmesi yeniden hız kazanmıştır. Bu konuda iki ana yöntem vardır:
Deriyi yakmadan deri altı yağların ısıtılarak eritilmesi
Deriyi dondurmadan deri altı yağların dondurularak tahrip edilmesi
Her iki yöntemi kullanan ticari cihazlar piyasada mevcuttur ve giderek geliştirilmektedirler. Soğuk ile dondurma veya sıcak ile eritme yöntemlerinden hangisinin daha başarılı olduğu henüz açık olarak belirlenememiştir. Ayrıca bu cihazlar henüz yağlarda çok sınırlı miktarda erime sağlamakta ve yararları da klasik liposuction’da görüldüğü kadar belirgin olmamaktadır.
Görünen odur ki bütün teknolojik gelişmelere karşın fazla yağların giderilmesinde hala klasik liposuction tekniği en güvenilir ve sık uygulanan tekniktir.
https://egeozgentas.com.tr/wp-content/uploads/2017/03/2017-03-11-liposuction.jpeg80120Prof. Dr. Ege Özgentaşhttps://egeozgentas.com.tr/wp-content/uploads/2026/02/Logo-tr-yeni-dar-300x98.jpgProf. Dr. Ege Özgentaş2017-03-11 14:05:172026-01-27 20:18:42Liposuction (Liposakşın)
Liposuction veya Türkçe söylemi ile liposakşın hemen herkesin bildiği ve çok sık uygulanan bir yöntemdir.
Yıllar boyunca yağ fazlalıkları vücut estetiğini ve insan sağlığını kötü etkileyen bir unsur olmasına rağmen zayıflama dışında bir tedavisi tam olarak bulunamamıştır. Ancak bir de inatçı ve bölgesel yağ fazlalıkları vardır ki bunlar zayıflamak ile düzelmez.
Liposuction bölgesel yağların alınmasında çok faydalı ve kolay bir yöntemdir.
Diz içi yağ fazlalığı
Dizlerin çevresinde biriken yağ fazlalıkları bacakların kalçadan ayak bileğine kadar düzgün bir şekilde daralan sütun görüntüsünü bozar. Diz içlerindeki yağ fazlalıkları da daha alt kısımlar ince olduğunda bacaklarda eğrilik varmış izlenimi verebilir. Diz içleri (tıbbi terimi ile diz mediyali) yağların kolay toplandığı ve zor eridiği bölgelerdendir. Özellikle kadınlarda diz içi fazla yağ sık görünürken erkeklerde genellikle nadirdir.
Tedavisi
Yağ fazlalığının tedavisi bu fazlalığın bir şekilde alınmasıdır. Yağlar ameliyatlı veya ameliyatsız yöntemler ile alınabilirler. Ancak şu anda yaygın olarak ameliyatlı tedaviler uygulanmaktadır ve ameliyatsız olanlar hala araştırma evresindedir.
Ameliyatlı tedaviler
Teorik olarak deri kesilerek içindeki yağlar alınabilir ve daha sonra deri tekrar dikilebilir. Ancak bu yöntem önerilmez çünkü çirkin bir iz bırakma olasılığı vardır. Özellikle estetik amaçlı tedavilerde mümkün olduğu kadar görünen bir iz bırakmamakta yarar vardır.
Liposuction
Özellikle diz içi yağların alınmasında liposuction en uygun metoddur. 2 mm çapındaki bir delikten girilerek bu yağlar alınabilir. Deneyimli bir elde yapıldığında iz bırakmaz ve şekil bozukluğu olmaz. Klinikte uyutulmadan lokal anestezi ile yapılabilir ve hasta ameliyattan hemen sonra günlük hayatına devam edebilir. Liposuction cihazları çeşitlidir. Vaser (vaser lipo), laser (lazerli liposakşın) veya su püskürtmeli cihazlar vardır. Usta bir elde hangi cihazın kullanıldığı önemli değildir ve hepsi ile ayni sonuç alınır.
Ameliyatsız tedaviler
Ne kadar küçük olur ise olsun ameliyat daima masraflı ve korkulan bir olaydır. Özellikle diz içi ve çene altı gibi bölgelerin yağlarını ameliyatsız olarak yok edebilmenin yolları araştırılmaktadır.
Yağ eriten ilaç enjeksiyonları
Son yıllarda yağ eritici ilaçlar üzerinde yoğun çalışmalar vardır. Deoksikolik asid (deoxycholic acid) isimli kimyasal maddenin yağ içine enjekte edildiğinde yağları erittiği bilinmektedir. Bu ilaç Kybella ismi ile ABD de satılmaktadır ancak yasal olarak Türkiye’de bulunmamaktadır. Maliyeti yüksektir ve düzensizlik olabilir.
Ultason, laser ve soğuk uygulaması ile yağların eritilmesi
Çeşitli ticari cihazlar ile deri üzerinden yapılan ameliyatsız tedaviler ile yağlar bir miktar eritilebilir. Ancak bu cihazları etkisi sınırlıdır ve tam sonuç alınabilmesi için tekrarlanan tedaviler gerekir. Bu da maliyeti önemli ölçüde arttırır.
Özet
Dizdeki yağ fazlalıkları için diz içi liposuction en uygun seçenektir. Günübirlik olarak hastanede yatmadan lokal anestezi ile yapılabilir ve kişi ayni gün işinin başına dönebilir.
https://egeozgentas.com.tr/wp-content/uploads/2017/01/diz-ici-liposuction.jpg546800Prof. Dr. Ege Özgentaşhttps://egeozgentas.com.tr/wp-content/uploads/2026/02/Logo-tr-yeni-dar-300x98.jpgProf. Dr. Ege Özgentaş2017-01-12 15:48:202026-01-27 20:26:49Diz İçi Liposuction
Geçenlerde bir hasta adayı internetten kliniğimizi bularak telefon ile aradı. Liposuction yaptırmak istiyormuş. Daha önce gene telefon ile başka bir klinik ile konuşmuş. Kendisine 10 litre yağ alınacağını garanti etmişler ve işlem sonrası yatmadan hemen evine gidebileceğini söylemişler. Hasta söylenenlerden tam ikna olmadığı için bizi de aramak gereğini duymuş. Bu konuda genel bir bilgilendirme yapma gereği duyduk:
Liposuction nedir?
Liposuction yağların içi boş bir çubuk kullanılarak emme gücü (vakum) ile deri altından alınmasıdır. Günümüzün en sık yapılan estetik işlemlerindendir.
Nasıl yapılır?
Yağları emmek için kullanılan içi boş boru şeklindeki çubuklara “kanül” adı verilir. Kanüllerin bir elle tutulan sap kısmı bir de deri altına sokulan boru kısmı vardır. Sap kısmı bir hortum kanalı ile aspiratör dediğimiz yağ emici pompaya bağlanır. Liposuction yapılan pompanın hem emiş gücü hem de debisi yani dakikada emdiği miktar yüksek olmalıdır. Kanüllerin uçları genel olarak künt ve kubbe şeklindedir. Uca yakın kısımlarında kenarlarda bir veya birkaç adet delik bulunur. Kanüllerin boru uzunluğu 10 cm ile 40 cm (veya daha uzun) arasında olabilir. Kanüllerin çapı önemlidir. Kanül çapı ne kadar geniş olur ise delikler de ona göre geniştir ve böyle kanüller ile yağlar daha çabuk alınır. Ancak geniş çaplı kanüllerin kullanılması önerilmez. Çünkü böyle kanüller ile yapılan liposuction sonrası bölgede düzensizlik yani girinti çıkıntı olması olasılığı daha yüksektir. Liposuction için genellikle çapı 5 mm ve daha küçük olan kanüller kullanılır. İşlem yapılmadan önce genellikle yağların alınacağı bölgelere içinde uyuşturucu ve kan damarlarını büzücü maddeler bulunan bir sıvı verilir. Bu sıvının miktarı işlemi yapan cerrahın tercihine göre değişir. 1-3 litre arasında sıvı verilerek yapılana “wet – ıslak teknik” denilir. 5-10 litre veya daha fazlası kullanılarak yapılana ise “süper wet – süper ıslak teknik” denilir. Yağ alınacak bölge derisine 0,5 cm veya daha küçük kesiler yapılarak ucu künt kanül buradan deri alına sokulur ve ileri geri hareketler ile alttaki yağlar emilir. Derideki kesikler çok küçük olduğunda genellikle dikkat çekici bir iz bırakmazlar.
Ne kadar yağ almak güvenli dir?
Liposuction da güvenli olarak alınabilecek yağ miktarı eskiye göre günümüzde biraz daha yükselmiştir. 1980 li yıllarda güvenli yağ alma miktarı 2 litre olarak belirlenmiş idi. Bu miktarın üzerinde özel önlemler almak gerekiyordu. 2000 li yıllarda bu miktar 5 litreye yükseldi ve günümüzde pek çok ülkede bir defada 6 litle yağ alınması güvenli olarak kabul edilmektedir (hastanede yapılmak kaydı ile).
Miktar neden önemli?
Ne kadar dikkat edilir ise edilsin yağlar alınırken mutlaka vücut sıvıları ve kan da birlikte emilir. Her ne kadar emilen kan ve vücut sıvısı miktar olarak az ise de emilen yağ miktarı arttıkça kayıplar da artar ve özellikle kan kaybı belli bir miktarı aşar ise hastaya kan verilmesini gerektirecek kadar ciddi sorunlar yaratabilir. Ayrıca sıvı kaybı da damardan verilerek yerine konulmalıdır. Aksi takdirde tansiyon düşüklüğü veya daha ciddi sorunlar ortaya çıkabilir. Az miktarda yağ alındığında kayıplar birkaç saat içinde yerine konulur ve kişi daha sonra yürüyerek evine gidebilir. Yüksek miktarda yağ alındığında ise kayıpların yerine konulması bir veya iki gün alabilir ve bu süre içinde kişinin hastanede yatması uygun olur.
Hastanın kilosu
Kilosu ve yağları fazla olan kişilerden güvenli olarak daha fazla yağ alınabileceğini söylemeye gerek yoktur. Kişinin kilosundan çok vücut kitle indeksi (BMI) değeri daha önemlidir. BMI değeri 18 altında olan bir kişiden 2 litle yağ almak riskli olabilir. Ayni şekilde BMI değeri 30 üzerinde olan bir kişiden ise risksiz olarak 6 litre ve üzerinde yağ alınabilir.
Liposuction metodu
Alınan yağ miktarı dikkate alınır iken liposuction metodu da dikkate alınmalıdır. Çok az miktarda sıvı verilerek alınan yağlar daha koyudur ve içlerinde daha az sıvı vardır. Buna karşılık süper ıslak teknik ile litrelerce sıvı verildikten sonra alınan yağlarda bol miktarda verilen sıvı ve daha az miktarda yağ vardır. Örnek verecek olursak deri altına sıvı verilmeden veya çok az verilerek alınan 2 litle yağın vücuttaki etkisi süper ıslak teknik ile alınan 6 litle yağa eşit olabilir.
Alınan yağ içindeki kan miktarı
Kullanılan kanüller (borular) ne kadar ince olursa olsun işlem sırasında bazı kılcal damarlar koparak kanama yapar. Bazı bünyelerde yağlar gevşektir ve kanama olmadan fazla miktarlarda yağ alınabilir. Bazı bünyelerde (özellikle erkeklerde) ve gölgelerde (sırt) yağlar sıkıdır ve aralarında daha fazla kan damarı vardır. Böyle kişilerde liposuction kanlı olur ve belli bir miktardan fazla alınamaz.
Liposuction nerede yapılmalı?
Bir hastanede yapılan ameliyat genellikle bir cerrahi kliniğinde yapılan ameliyattan daha maliyetlidir. Özellikle yatma olayı bir geceliğine bile olsa maliyeti arttıran bir unsurdur. Pek çok klinik günübirlik olarak bu işlemi yapmaktadır. Türkiye’de sağlık bakanlığının yönetmeliklerine göre liposuction hastanelerde yapılmalıdır. Tıp merkezlerinde ise küçük miktarlarda yağ alınmasına izin verilmektedir (örneğin yalnızca diz içler gibi).
Kliniğimizdeki uygulamamız
Kliniğimizde küçük miktarlarda yağ alma işlemlerini (bir litre altında) hastayı tam uyutmadan yapabilmekte ve ayni gün yürür durumda evine gönderebilmekteyiz. Ancak yüksek miktarlardaki (bir litre üzeri) yağ almaları tam teşekküllü anlaşmalı hastanelerimizde yapmaktayız. Alınacak en fazla miktar hakkında hastalarımıza hiçbir zaman garanti verememekteyiz. Çünkü alınan miktar yağların kansız ve kolay alınıp alınamaması ile doğrudan ilişkilidir. Deneyimli anestezi doktorlarımız liposuction işlemi sırasında hastanın kan basıncını nabzını, oksijen ve karbondioksit düzeylerini, idrar çıkışını, ve kalp atımlarını sürekli olarak izlemekte alınan yağın rengini takip etmekte ve gereğinde hemen kan ve kan gazları sayımı yapmaktadırlar. Hastanın değerlerinde herhangi bir olumsuz bulgu başladığı anda bize ameliyatı sonlandırmamız gerektiğini bildirmektedirler. Böylece her olgumuzda hastamızı riske sokmadan ameliyatı sonlandırabilmekteyiz. Anestezi doktoru bizi uyardığında planladığımız miktarın çok altında yağ almış bile olsak hastanın güvenliği önce geldiği için işleme devam etmeyiz. İlk ameliyattan belli bir süre geçtikten sonra (birkaç hafta veya ay) kalan bölgelerdeki yağları ikinci bir seans ile alabiliriz.
Sonuç
Liposuction hastayı zayıflatmak için yapılan bir işlem değildir. Her ne kadar bir seferde 10 litre veya üzerinde yağ alınması mümkün ise de bunun riskleri vardır ve uygulanması önerilmez. Bir seferde en fazla alınabilecek yağ miktarı tamamen cerrahın takdiridir ve herhangi bir miktarın garanti edilmesi uygun değildir. Ayrıca bazı kliniklerde deri altına çok fazla miktarda sıvı verilerek liposuction yapılmakta ve alınan miktar içinde çok az yağ olduğu için sonuç yanıltıcı olarak yüksek görünmektedir. Prof. Dr. Ege Özgentaş günübirlik yani gece hastanede yatmayan hastalarında en fazla 1,5 litre yağ almakta ve daha fazla alacak ise liposuctiın işlemini tam teşekküllü anlaşmalı hastanelerde yapmaktadır.
https://egeozgentas.com.tr/wp-content/uploads/2016/12/Liposuction.jpg492800Prof. Dr. Ege Özgentaşhttps://egeozgentas.com.tr/wp-content/uploads/2026/02/Logo-tr-yeni-dar-300x98.jpgProf. Dr. Ege Özgentaş2016-12-26 14:55:252026-01-27 20:27:39Liposuction Miktarı Ne Olmalı?
https://egeozgentas.com.tr/wp-content/uploads/2016/10/2016-10-31-isik-dolgusu.jpg458815Prof. Dr. Ege Özgentaşhttps://egeozgentas.com.tr/wp-content/uploads/2026/02/Logo-tr-yeni-dar-300x98.jpgProf. Dr. Ege Özgentaş2016-10-31 16:34:262022-06-09 13:02:14Işık dolgusu nedir? (video)